9 Güzel Adam Biyografi Seti (9 Kitap)

%40
177,00 TL
106,20 TL

9 Güzel Adam Biyografi Seti (9 Kitap)

HAVALE :106,20 TL %1 EFT İndirimi
177,00 TL
%40
%40
106,20 TL
HAVALE :106,20 TL %1 EFT İndirimi
Kitap Açıklaması

cahit.jpg (28 KB)

Cahit Zarifoğlu  (Yazar:Selçuk Atay)
Koskoca dünyayı küçücük bir meta kılarken insan ruhunu ise o küçük dünyanın içine sığmayacak kadar büyütmüş olan Cahit Zarifoğlu; kırk yedi yıllık yaşamına sığmayacak bir birikimle aramızdan ayrılmış Türk edebiyatına unutulmaz eserler vermesini bilmiş bir sanatkârdır.Evini insanlığın tamamına açan; herkese abi kardeş baba olmasını bilmiş müşfik bir aile reisidir.Hastane koridorlarının bir menzil yatağının ise "reca" makamı olduğu vakitlerde "Seni çok seviyorum ya Resulallah!" diye "havf"ını aşka döndüren Zarifoğlu yaşarken olduğu gibi ölürken de bir şairdir. Erdem Beyazıt'a söylediği "Kırlarda çiçekler bensiz açacak." sözü onun son dizesi olarak biyografisinin kenarına iliştirilecek bir papatya gibi açar ve asla solmaz gönüllerde. İşteŞair:Abdurrahman Cahit ZarifoğluBu papatyayı bu satırların yazıcısı ve okuyucusunun gönlüne de takmasını bilmiş bir koca yürekli delikanlıdır.

alaed.jpg (27 KB)

Alaeddin Özdenören  (Yazar:Muhammed Hüküm)
Günümüz koşulları tarihe herhangi bir biçimde iz bırakmış insanların bu izlerini takip etmek ihtimalinizi oldukça zorlaştırıyor. Kişilerin sadece yaşam öykülerine odaklanılarak bu izlerin takip edilmesi kolay ama daha az verimli bir girişim. Şairlerin veya yazarların dünyada neye dikkat kesilmiş onu nasıl yaşamış ve nasıl aksettirmiş olduğu bilgisine sahip olmak onu tanımak için verimli bir bakış açısı geliştirmemize yardımcı olabilir. Alaeddin Özdenören'in hayatı eşyayı ve dünyayı nasıl algıladığı ve bizim bu çerçeveden ne anlayabileceğimiz düşüncesi bu biyografi çalışması gayretinin esas nedenidir.Maraş'ta bir gazetenin kültür-sanat sayfasını hazırlamaktan şairlik vasfına uzanan kimliğin bir imkânı olarak da okunabilir onun biyografisi. Bu biyografinin yazımını zorlaştıran durum ise belki de Alaeddin Özdenören'in hayatını da büyük ölçüde ifade eden kavramlardır: sükût ve yalnızlık."Alaeddin'i en iyi merhum Ramazan Dikmen'in şu mısraları anlatıyor: "Yine dalgın. / Yine baştan ayağa ızdırap./ Yine delikanlı./ Yine rind./ Yine yanık bir şair olarak./ Alaeddin ağabey." O her zaman dalgın yalnız mustarip ve yanık bir insandı. Yalnızlık bir bakıma içe gömülmüş olmayı tazammun eder. Alaeddin'de bu öylesine belirgindi ki âdeta zuhurunun şiddetinden gaipti diyebilirim.""Hayata erken atıldı daha lise sondayken vekil öğretmenlikle memurluk serüvenini başlattı. Şiirin ne olduğu üzerine fikri yokkenden başlayarak şiir yazıyordu. Belki bir arayış içindeydi. Ama aradığı neydi bilemem. Menziline maksuduna ulaşmış mıydı onu da bilemem. Ama ona düşen aramaktı bunu söyleyebilirim. Aramakla bulunmaz ama ancak arayan bulur: kadim fehva... Kimse kendi yalnızlığını aramaz. Ve yalnızlık aramakla bulunmaz. Yalnızlığın içine düşülür o kadar. Arayış sürecinde başkasının alay konusu olmak işten bile değildir. Leyla'sı neydi kimdi bilemem...""Benim gözde yazarlarım beni yazmaya kışkırtanlardır. Alaeddin de artık o gözdelerimin arasında yerini almış bulunuyor. Okumaktan usanmadığım usandırmayan; bilakis yeni okumaların önünü açan yazarlarımın arasında o da müstesna bir yer tutuyor..." (Rasim Özdenören Yeni Şafak)

nuri.jpg (24 KB)

Nuri Pakdil (Yazar:Bekir Ocak)
Çocukluğundan itibaren okuma ile olan kuvvetli bağı yazmanın diğer bir ifadeyle yazarak var olmanın kapılarını aralamıştır Pakdil'e. Yazma arzusu tıpkı çocukluğunda atlası yüzüne kapayıp hayallere daldığı gibi onun kendi ruh atlasında dağlarını ovalarını denizlerini ırmaklarını keşfetmesini sağlamıştır. Ona göre yazmak "uzun bir yürüyüşe başlamaktır."Kalemin yükünün bilincinde olan Edebiyat'ın yazar ve şairleri girdikleri bu yolda direnişçi bir tavır sergilemek gerektiğini hemen her fırsatta vurgulamışlardır. Özellikle Pakdil'in çocukluk yıllarından itibaren dünya halkları ile kurduğu bağ onu ister istemez tüm Müslüman coğrafyanın hakkını savunmaya çalışan bir insan konumuna getirmiştir. Bu bakımdan Pakdil'in yabancılaşma durumu ile karşı karşıya olan Müslüman topluluklarına aslına ve kendine dönme yönünde yaptığı çağrı onun kaleminin sorumluluğunu daha da arttırmaktadır.Edebiyat dergisi bu bağlamda Pakdilvari bu duruşun yansımalarını taşımaktadır. Bu duruşun yansımaları Pakdil'in yürüyüşüne yeni yol arkadaşları eklemiş ve dergi bu arkadaşların ortak ülkülerinin ifade edilebildiği haksızlıklara karşı seslerini yükseltebildikleri durup nefeslenebildikleri bir zemin oluşturmuştur.

erdem.jpg (29 KB)
Erdem Bayazıt  (Yazar:Burak Armağan)
Maraş'ın edebî bir muhit olarak nitelendirilmesinde en büyük pay şüphesiz "yedi güzel adam"ındır. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde bir araya gelip ömürleri boyunca sürdürdükleri beraberliklerinde kendilerinden önce gelen üstatların bireysel çabalarını bir adım öteye taşıyan bu arkadaş ekibi gerek yaşamsal gerek sanatsal paylaşımlarıyla memleketlerinden başlayıp tüm ülkeye yayılan kültürel ortamın hazırlayıcısı/sürdürücüsü olurlar. Onların dost meclislerinin ağabey rolünde ise hakiki manadaki beyzade Erdem Bayazıt bulunur.Öğretmenlikten dergi/yayınevi yöneticiliğine dernek başkanlığından milletvekilliğine varana kadar geldiği her vazifede vatan hizmetiyle yanıp tutuşan bilhassa gençlerin yetişmesinde hassasiyet gösteren "mavera" sevdalısı Erdem Bayazıt'ı okumak onu yakından tanımak ve anlayabilmek yaşadığımız çağ için bir zorunluluktur."Yedi Güzel Adam'dan biri olan rahmetli Erdem Beyazıt şairliği destansı özellikleriyle coşku veren şiirleri bağlamında hepimizin beğenisini kazanmış daha açık ifadeyle onun şairliği hakedilmiş bir şairliktir. Her zaman gayretli çalışkan ve planlı olmuştur." (Nuri Pakdil Yeni Şafak)"Erdem Bayazıt şiiri deyince benim zihnimde mümin duyarlığı güçlü bir şiir canlanıyor. Dünyanın kalbini dinleyen bir şairin yürekli sesi... Yeryüzünde zulüm ve işkence gören tüm mazlum milletlerin acısı derdi onun acısı onun kederidir. Çağın gözleri önünde yaşanılan zulme kedere şair duyarlığı ile ortak olma düşüncesindedir. Erdem Bayazıt şiiri Müslümanların içinde yaşadıkları çalkantı hezeyan ve bunalımlara karşı bir protesto sesi olmak isteyen bir şiirdir." (Şakir Kurtulmuş Yeni Şafak)

fethi.jpg (41 KB)

Fethi Gemuhluoğlu (Yazar:Dr. Servet Tiken)
Birçok gencin yetişmesine hâl ve tavrıyla onlara temin ettiği maddi ve manevi imkânlarla katkı sağlayan Fethi Gemuhluoğlu düşünce ve kültür hayatının örnek kişiliklerinden biridir. Allah Peygamber ve Ehl-i beyt sevgisiyle dolu gönlünün kapılarını hiçbir ayrım gözetmeksizin herkese açan bir gönül adamıdır.Gemuhluoğlu gençlik yıllarından itibaren yarınların düşlerini kurar. Milliyetçi dernek ve cemiyetlerde başladığı fikir ve gönül mücadelesini üstlendiği resmî görevlerde ve vakıflardaki çalışmalarında devam ettirir. Milliyetçi ve muhafazakâr çevrelerin bir araya gelmelerinde mühim bir gayret gösterir. Hayatı boyunda aktif siyasetin dışında kalsa da meydanlarda gözükmeden gözler önünden uzak bir şekilde siyasî çevrelerin fikirlerine başvurduğu bir akıl hocası olur.Gemuhluoğlu sohbet ve yazılarında öngörüleriyle dikkat çeker. Gençlere sıkça yarın yeni bir dünya kurulacağını ve buna hazırlıklı olmanın gerektiğini söyler. Kızıl esaretin bir gün mutlaka sona ereceğinden esir Türklerin hürriyetlerine kavuşacaklarından bahseder. Hiç kimsenin farkına varmadığı ve ilgilenmediği Afrika'nın yakın gelecekteki öneminden söz eder. Ahir fitnenin Şam'da çıkacağından ısrarla bahsederek Bayırbucak ve Halep Türkmenleri ile ilgilenilmesi gerektiğine işaret eder. Yüreği Keşmir için Kıbrıs Tunus Cezayir Gana Kenya için zulüm ve eziyet altında inleyen bütün İslam dünyası için çarpar. "Milletlere istiklâl insanlara hürriyet" parolasıyla; rengi dili dini ne olursa olsun istiklalleri ellerinden alınmış bütün insanların yanında zulmün ve haksızlığın karşısında olur.Hayatının merkezine aşkı ve dostluğu yerleştiren Gemuhluoğlu; diline kültürüne tarihine ve coğrafyasına dost dil zevkine ve tarih şuuruna sahip bir fikir adamıdır. Yaşadığı çağın ilerisinde olan ve geçmişten gelen sıkıntıların çözümünü gençlikte gören bir insan sarrafıdır. Şehirli aydın vatanperver ve inançlı bir gençliğin yetişmesinin mimarıdır. Gençleri kabiliyetleri doğrultusunda yönlendiren onlara burs imkânı sağlayan ve gönüllerini aşkla dostlukla fetheden bir yol göstericidir. O kendisini tanıma şansına erişen sohbetlerinde bulunan veya az sayıdaki yazısı ve birer menkıbeye dönüşen hatıralarıyla onu keşfeden nesillerin "Fethi Ağabey"idir.

necip.jpg (47 KB)
Necip Fazıl Kısakürek  (Yazar:Mitat Durmuş)
Orhan Okay'ın Necip Fazıl Kısakürek'in ölümüne tarih düşürmek amacı ile yazdığı şiirinde; "Var mı şair çileden çıksın Necip Fazıl gibi" diyerek ifade ettiği gibi çileye doğmuş çileyi yoğurmuş ve olgunlaştırmış; çileye talip olmuş ve çilesi dolayısıyla büyümüş bir şairimiz daha yok gibidir. Edebiyatın pek çok türünde örnekler vermiş bir isim olan Necip Fazıl sanatkâr kimliğinin dışında ekolleşen ve ikonlaşan bir siyasal kimlik olarak da kültür-sanat tarihimizde yer edinmiştir. Gerek yazdığı edebî türlerde gerekse dinî siyasî yazılarında ve incelemelerinde şairlik üslubunun ve sanatkâr duyuşlarının izlerini aksettirir.Necip Fazıl bireysel yaşamındaki iniş çıkışlar ve siyasi yelpazesindeki dalgalanmalar bakımından ötelenen ve örselenen bir isim olsa da Cumhuriyet devrinde yer almış önemli bir isimdir. Şayet bu devir içinde Necip Fazıl yaşamamış olsa idi Türk edebiyatının önemli bir ırmağı susuz kalmış olurdu."Her vakit söylediğim gibi şiirde Necip Fazıl Türk nazmı bakımından bize yeni ve tamamiyle orijinal bir ses ve ahenk getirmiştir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)"Bir Necip Fazıl olabilmenin ahmakça saadetine ne kadar muhtacım." (Ahmet Hamdi Tanpınar)"Necip Fazıl kendi kitabına sığmayan bir insandır. Sığmadığı içindir ki pek tabiî taşıyor; hudutları aşıyor ve tarifi imkânsız bir şahsiyet haline giriyor.(Remide Adil)

cemil.jpg (46 KB)
Cemil Meriç  (Yazar:Adem İnce)
Hüseyin Cemil Meriç...Kelimelerin ifade etmekte kifayetsiz kaldığı entelektüel dimağ. Katre ile deryayı anlatmak ne mümkün... Kelimelerin kifayet ettiği kadarıyla:Kelimeler cangılında yel değirmenleriyle savaşmaya azmetmiş ve bu uğurda gözlerini feda etmeyi göze almış bir fikir gazisi. Batı'nın malûmatını Doğu'nun irfanını kuşanmış bir 'Don Kişot'.Kelimelere raks ettiren harikulade üslubu insanî yönünü ele veren tenakuzları ve aceleciliği meramını ifade etme hususunda emrine âmâde kıldığı o müthiş üslubu ve insanı acze düşüren o engin birikimi ile fikirleri keşfe ve teşhire susamış bir fikir arkeoloğu.Fikrin ve tefekkürün namusunu müdafaa etmesini bilen tefekkür kalesi addettiği fildişi kulesinde fikri hür vicdanı hür ve irfanı hür bir şekilde bitmek tükenmek bilmeyen bir tutku ile nasıl fikir imâl edilebileceğini yaşayarak gösteren hakiki bir mütefekkir.Mabedi bezirgânlardan temizleme cehdini hiçbir zaman kaybetmeyen tüm olumsuzluklara rağmen ümidini ve umudunu daima taze tutup tefekkürü önceleyen fikir işçiliği vazifesini hakkıyla tatbike muvaffak olan Marks'ın hâlis şakirdi.Eğilmeyen bükülmeyen dalkavukluk yapmayan insanî saydığı değerleri lekelememek için icap ettiğinde çıkarını hiçe sayan mağdur da olsa hakikatin tarafında olmayı bîtaraflığın zavallılığına yeğleyen dürüst bir düşünür.Konformizmin hâkim olduğu yaşamımızda okuma iştiyakı öğrenme arzusu ve üretme tutkusuyla bizim dünyamıza tamamiyle yabancı bir fikir müdafii. Efkâr denizinde her defasında aynı şevkle ve aynı azimle zorlu dalışlar gerçekleştirerek bize inciler lûtfeden bir fikir dalgıcı.Bu hususiyetleriyle;Kendi semasını aydınlatan tek yıldız...Türkiye'nin ziyadesiyle nadir gördüğü fikir işçilerinden biri belki de birincisi..


rasim.jpg (26 KB)

Rasim Özdenören  (Yazar:Prof. Dr. Ülkü Eliuz)
Yaşı ile değil yaşadıkları ile bize hayatı edebiyatı inancı dostluğu vefayı mücadeleyi öğreten Rasim Özdenörendüşünceleri ve sohbeti ile insanı büyüten çoğaltan Türk düşünce ve edebiyat dünyasının müstesna bir şahsiyetidir.Gönlünün aklının memleketinin inancının dilinin geleneğinin yabancısı olmayan bir düşünür olarak varoluşsal yitimlere "dur!" diyebilme amacındaki bir; "bilinçli Müslüman kimlik" oluşturma adına düşünce yazıları kaleme alan entelektüel mümindir.O insanının dertlerini dert edinen sessiz akan nehir gibidir; akıl ve gönül süzgecinden geçen sözlerin sahibidir. Sohbet ederken yüzünüze yazan ya da yüzünüzde okuyan Türk düşüncesinin bu yaşayan değeri ilişkilerinde samimi içten cömert dürüst sevgi dolu maddi hırslardan çirkinliklerden arınmış güzel bir insandır.Büyük Kapı'nın eşiğinden ayrılmayan ruhun malzemelerini biriktirme edimini devam ettiren bu evrensel bilinci bin türlü anlatsak bile yine eksik kalacağını bilmenin acziyeti ile edebiyat kuramının kitaplar savaşı içinde kendine bir yer edinmek isteyen bu çalışma hazırlandı. Bir yazarın dirilişinin kendini arayışının ve kendi oluş öyküsünün satır aralarından biyografik okuma yapıldı. Ve devam eden bu süreç aydınlatılmaya çalışıldı."Büyük romancılar filozof romancılardır yani 'savlı' yazarların karşıtıdırlar. Balzac Dostoyevski Malraux bunlardan birkaçıdır'. (..) Rasim Özdenören'in öykülerine bak­tığımızda da bunu görüyoruz. Sanatçı savları verme yerine kendi evrenini kur­maktadır. (..) felsefî bir öykü olarak Türk edebiyatına yeni boyutlar getirmiş­tir sanımca."(Nuri Pakdil)

mehmet akif inan.jpg (29 KB)

Mehmet Akif İnan  (Yazar:Hakan Soydaş)
Sen Nerdesin?Kardeşim iki gözüm yavrucuğum gelip ve geçen günlerin bıkmadan yorulmadan sardığı ömür makarasının sana ait olduğunu idrâkin ne vakit? Sana "ne yapıyorsun" dediğim zaman neden cevabın "n'apalım vakit geçiriyoruz" oluyor? Bu geçen kimin vaktidir?Neden yalnız sokaklara dökülmekte mâhirsin bu ağlayan kütüphâneler kimin? İlme fazilete giden yol hangisi?Bir daha geçmişi ve hâli; senden evvelki nesli kördüğüm olmuş içtimaî problemleri bir türlü oluşa erdiremedikleri için beylik lâflarla suçlama! Sen ne düşünüyorsun hazırlığın ne senin gayretin hangi yoldadır; bana kendinden haber ver ümidim zavallım koç yiğidim?Gelecekte yükleneceklerini neyinle taşıyacaksın kaç adım gidebilip Ay-Yıldızı nereye dikebileceksin; senden sonra yetişen gençlere göstereceğin yüzün hangisi olacak? Son nefesinin söndüreceği ömür lambasının senin için yüz karası olmamasını temin ne çeşittir?Dünya üzerindeki mevkiini ve sana mutlak muhtaçlığı gerekliliği; Anadolu'nun kaç asırdır rûhunda başlayacak asil inkılaba müştak ve nihayet batmaya yakın bir devrede belki de son halka olduğunu tarihin en kritik devrinde boy gösterdiğini; silkinmezsen artık topyekûn silkinmeye bir daha mecâl kalamayacağını keşfin ne zaman?N'olur herkesi geçmeden vazgeçtik asra ulaşmayı gaye edinen bir cehtin olsun bâri? Ah neden gayen yalnız bir apartmanda mahpus? Asırlardır yavrusuna katıklı ekmek bulamayan Anadolu'nun felekleri inleten feryâdına kulaklarına neden kapalı? Neden uçarılığın hayâlindeki araba gibi?Yetişir elverir yavrucuğum bu derin gaflet "Dünyâ koşuyorken yolun üstünde yatılmaz!" Silkinmek gerek uyanmak görmek gerek; gerçeklerde yanmak ikbal kozasını örmek gerek!Düstûrsa geçmişte seni hükümran kılmış hususîyetlerin tekrar ihyâsı; senden koparılan senliklerin tekrar sana avdeti cengidir bunu bil!Erliğini kuşanmayan bir nesle bastığı toptan yükselen lânetleri duyuyor musun?Ve her şeye rağmen senin beklendiğini duyuyor musun?Çekilen bu sancıların sonunda gelen sen ol bâri!"Fatih'in İstanbul'u zaptettiği yaştasın!"






Kitap Özellikleri
Basım Yılı 2020
Baskı 1
Dil Türkçe
Ebat 13.5*21
Kapak Ciltsiz
Sayfa 144+103+126+128+120+231+200+184
135 TL ve üzeri kargo bedava
ayni-gun-kargo-669x371.png (26 KB)
Ürünle İlgili Öne Çıkan Kampanyalar

{{CMP.TITLE}}

{{CMP.DESCRIPTION}}

  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (2)
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.