Sepetim 0
Sepetinizde ürün bulunmuyor

Uzatsan elini, tutarsın denilen bulutların arasına sıkışmış yeşil dağların içinden çağlayan membaların soğuk suların sıcak yürekleri arasında gözlerimiz açıldı semaya. İhtişamlı manzarasıyla yaz kış gönüllerde taht kurmuş Van Gölüne uzanan yolların dönemeçli patikalarından sağa sola yalpalanarak yol aldık bir kararla. Durmadık, durmayacaktık… Ne yollar aştık, ne bulutlar yüzdük uzanan yollarında İstanbul’un. İlkokulda yorulmak bilmeden koştuk, lisede yürüdük derken nice hatıralarla dolu sokağında koştuğumuz İstanbul’u ardımıza bırakıp uçtuk Kahire’ye hiç hesap edilmedik bir vakitte. Kader dedik seve seve başladık Ezher’e… Bir Arapça bir edebiyat bir yazı… Satır satır yazdı yüreğimizde saklı duyguların hikâyesini kalemler… Sükût eden lisana inat dile geldi misk kokulu harfler. Neşe saçan kelimeler buluştu birer birer. Mutluluktan cümleler uçuştu… Şehir şehir, sokak sokak, ev ev dolaştı tebessümler… Çünkü hayat paylaştıkça güzeldi! Karanlıklar koyu siyah renkte zehirli duman gibi bedenimizi; benliğimizi sarsa da inandık nurun hikmetine, gücüne… Biliyorduk ki güneş doğunca karanlık yok olacaktı, olmaya da mahkûmdu. Üzülmedik, gevşemedik, sığındık sığınılması gereken kapıya! Rahmetin; mağfiretin, Rahman’ın kapısına. Umutlara yelken açtık çöl fırtınasından… denizin hırçın dalgalarından nakış nakış işlediğimiz yüreklerimizin sabır diyarına… Sevdik bir kere sevilmesi gerekeni. Bulduk bir kere bulunması gerekeni… Bulmalı insan! Bilmeli… Hayat bulmak ve bilmek ve bir de sevmekle güzel. Sevmeyi bilenlere… Sevilmeyi isteyenlere… En kalbi duygularımla, en içten sevgilerimle selam…

Erhan Tulay - Yazarın kitapları

Kapat