Halil Cibran Serisi ( 11 Kitap )

%46
91,67 TL
49,90 TL
%46

Halil Cibran Serisi ( 11 Kitap )

Halil Cibran
HAVALE :48,40 TL %1 EFT İndirimi
%46
91,67 TL
49,90 TL
HAVALE :48,40 TL %1 EFT İndirimi
Kitap Açıklaması

Aforizmalar :Gerçek, bir çocuğun en içten gülüşü ya da bir sevgilinin öpüşüyle donanmış olarak seslenir bize; ama biz sevginin kapısını onun suratına çarpar ve sanki düşmanımızmış gibi davranırız.Dünya kuruldu kurulalı bilinir; İnsan aşkın derinliğinin farkına, ancak ayrılık saati gelip çattığında varır.Siz çoksunuz, oysa ben tekim. Bana dilediğinizi söyleyin ve yapın. Dişi koyun gecenin karanlığında kurtların avı olabilir… Fakat kanı, vadinin taşlarında tan ağarıp da güneş yükselene değin duracakBaskıya başkaldırmayan kişi kendine karşı adaletsizdir. Yoksa, ne çiçek ne de meyve veren bir ağaç mı olsaydım;çünkü verimli olabilmenin sancısı, kıraç olmaktan ağırdır; ve eli açık zenginin çektiği acı dilencinin sefaletinden beterdir…Bana kulak ver ki, sana ses verebileyim.

Kırık Kanatlar:Bana mutluluktan söz etme; anısı beni mutsuz ediyor. Bana huzurdan söz etme; gölgesi beni korkutuyor; ama bak bana, sana, Cennet'in kalbimin külleri içinde yaktığı mübarek feneri göstereceğim; seni bir annenin yegane çocuğunu sevdiği gibi sevdiğimi biliyorsun. Aşk seni kendimden dahi korumayı öğretti bana. Beni, seninle birlikte uzak diyarlara gitmekten alıkoyan şey, ateşle temizlenmiş o Aşk'tır. Aşk, senin özgürce ve erdemli bir şekilde yaşamana imkan vermek için, içimdeki arzuyu öldürüyor.

Gezgin:Ağaç şöyle dedi adama:“Köklerim kara toprağın derinlerinde ve ben sana meyvemi vereceğim” Adam ce- vap verdi ağaca: “Ne kadar da benziyoruz birbirimize. Benim köküm de kara to- prakta. Ve kara toprak bana meyve vermen için gereken gücü bahşediyor; bana da şükranla bu meyvelerden almamı öğretiyor”Kavşakta rastladım ona. Pelerini, portesi ve yüzünde acıdan örülmüş bir örtü vardı. Selamladıktan sonra birbirimizi dedim ki ona: “Evimize buyur gel ve misafirim ol.” Ve geldi o da.Eşim ve çocuklarım eşikte karşıladı bizi. O gülümsedi onlara, onlar da memnun oldu onun gelmesine

Asi Ruhlar:Özgürlük tahtı önünde ağaçlar, meltemin dokunuşuyla titriyorlar. Özgürlüğün heybeti karşısında güneş ve ay ışığıyla seviniyorlar. Serçeler, özgürlüğü işitmek için ötüşüyor, çiçekler özgürlük ortamında nefeslerinin kokusunu yayıyor... Yeryüzündeki herşey, özgürlük şeref ve sevinciyle dolu tabiat kanunlarıyla yaşıyor...Oysa insanlar bu nimetten ne kadar yoksun! Çünkü insanlar, evrensel ilahi ruhlarına sınırlı kanunlar koydular. Bedenleri ve ruhları için acımasız kanunlar çıkardılar. Eğilim ve duyguları için korkunç ve dar zindanlar yaptılar. Kalpleri ve akılları için derin ve karanlık mezarlar kazdılar. Aralarından birisi kalksa, toplumsal kurallara ve kanunlara karşı çıksa, hemen onun isyankar, aşağılık, toplumdan sürülmeye layık, rezil ve ölümü hak eden birisi olduğunu söylerler...Ancak sevgiyle yaşamak ve sevgi için yaşamak dururken, bir insan, ömrünün sonuna ya da zaman onu azat edinceye kadar kendi koyduğu geçersiz kanunların kölesi olarak kalabilir mi? Dikenler ve kafatasları arasında kendi bedeninin gölgesini görmemek için gözlerini yere dikerek ya da yüzünü güneşe dönerek sonsuza kadar durabilir mi?

Rüzgar Gülü:Halil Cibran’ın 2. eseri olma özelliğini taşıyan kitap aynı zamanda yazarın sanatının gelişmesinin de habercisidir. Eseri farklı bir tarzla kaleme alan yazarın anlatımda sergilediği ustalık okuyucuyu derinden etkiliyor. Neyin habercisi olduğunuza karar verme zamanı…“Gerçek olan şu ki:
Biz her zaman kendi habercilerimizdik ve bundan sonra da her zaman kendi habercilerimiz olarak kalacağız. Topladıklarımızın ve toplayacaklarımızın hepsi el değmemiş tarlalarda hayat bulacaklar. Biz tarlalarda; hem çiftçi, hem toplanan, hem toplayanız.Sen siste dolanan bir arzu olduğun zamanlar ben de aynı siste dolanan bir arzu olarak oradaydım. Sonra birbirimize aktık ve isteklerimizden düşlerimiz doğdu. Ve o düşler sınırsız zamandı ve ölçüsüz boşluktu.

Fırtınalar:1931'de ölen Cibran, Arap edebiyatının geleneksel biçim ve biçem kalıplarından kurtulması için çaba sarfeden edebiyatçıların belki de en şöhretlisidir. Aynı zamanda bir ressam olan Cibran, Lübnan-ABD-Fransa üçgenindeki fiziki gel-gitlerin ruh planında da yaşamış bir muzdariptir. Kitapları onlarca dile çevrildi, onlarca yıl bir çok ülkede okurunun başucu kitabı oldu. Batı'dan yazan bir Doğulu olarak; Batı'ya Doğulu bir nefes, Doğu'ya Batılı bir zevk katabilme çabasıyla yaşadı.

Ermiş:Size bir de denildi ki hayat karanlıktır diye ve sizler bezginliğinizde tekrar edegeldiniz, bir bezgin tarafından ne söylenmişse. Ve ben derim ki hayat, sahiden karanlıktır, insiyak olduğu zaman başka. Ve her insiyak kördür, bilgi olduğu zaman başka. Ve her bilgi beyhudedir, çalışma olduğu zaman başka. Ve her çalışma nafiledir, aşk olduğu zaman başka. Ve her ne zaman aşkla çalışırsanız kendinizi kendinize raptedersiniz ve ötekine ve Allah'a.

Bir Gözyaşı ve Bir Tebessüm:Bir gözyaşının hüznünü yok edecek en iyi şey ardından gelecek bir tebessümdür. Genelde gözyaşını takip eder tebessümdür. Genelde gözyaşını takip eder tebessüm. Halil Cibran’ın 1914’te yayınlanan eserinden gözyaşı ve tebessümün kardeşliği öyküler ve şiirlerle anlatılıyor.

Mezarlar Ne Söyler:Bu dünyadan göç etmiş olan insanların, geri kalanlara öğütlerini ister misiniz? Nasıl mı? Geride bıraktıkları acılı yürekler aracılığıyla. Mezarlar Ne Söyler? Kitabında okuyacağınız hikayelerde sizinle konuşanlara kulak verin. Öğreneceğiniz yeni şeyler olabilir. Ağaçların arasından genç bir kız göründü. Yavaş yavaş cesetlere yaklaştı. Tedirgindi. Korkulu bakışlarla etrafa bakıyordu

Vadinin Perileri:Bir gün, güzellik ve çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar ve dediler, ‘haydi denize girelim.’ Giysilerini çıkartıp suda yüzdüler. Bir süre sonra, çirkinlik kıyıya dönüp, güzelliğin gi- ysilerine büründü ve yoluna gitti. Güzellik de denizden çıktı, kendi giysilerini bulamadı; ama çıplak olmak utandırıyordu onu, çaresiz çirkinliğin giysilerine büründü ve yoluna devam etti güzellik. O gün bugündür, erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır. Ancak içlerinden güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki, giysilerine bakmaksızın tanırlar onu.

Deli:Dostum, göründüğüm gibi değilim. görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan, özenle örülmüş bir elbise. benim içimdeki ‘ben’, dostum, sessizlik içinde oturur, sonsuzluğa dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez. ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim çünkü sözlerim senin aklından geçen- lerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir..

Kum ve Köpük:Halil Cibran’ın zamanında küçük kâğıt parçalarına ve defterlerine karaladığı aforizma ve mesellerden oluşan bu küçük kitap, sanatçının parçalı bir “otoportresi”ni ortaya koyuyor. Ruhunun derinliklerinden gelen çarpıcı ve çağrışımlı imgelerle aşk, güzellik, doğa ve insanlık durumuna ilişkin bir türlü ifadesini bulamayıp “suskunluğa gömülmüş” olanı ifşa ediyor.Cibran’ın yetmiş yılı aşkın bir süre önce yayımlanmış yapıtları, bugün dünyanın dört bir yanındaki okurlara ulaşmayı sürdürüyor. Sözcüklerinin bütün coğrafyalara uzanmasında, bu yapıtların birçok dile çevrilmesinin yanı sıra onun ırk, din, dil ayrımı gözetmeksizin insanlığı bir bütün olarak ele alan felsefesinin de rolü var kuşkusuz. Bir de insana dair verdiği mesajların her dönemde geçerli, “ezeli-ebedi” olmasının.Ermiş’in ardından, 1926’da yayımlanan Kum ve Köpük 1960’larda düşünen ve üreten insanların yüreğine dokunmuştu. Beatles üyesi John Lennon, bir trafik kazasında yitirdiği annesi için yazdığı “Julia” adlı şarkıda bu yapıttan satırlara yer vermişti.

Kitap Özellikleri
Basım Yılı2019
Baskı1
Cilt DurumuKarton Kapak
DilTürkçe
Ebat10,5 x 17
ISBN-106058093584
Kağıt TürüKitap Kağıdı
Sayfa Sayısı288+144+144+176+122+224+144+122+192+112+112+160
100 TL VE ÜZERİ SİPARİŞLERİNİZDE KARGO BEDAVA
kargo.png (12 KB)
ayni-gun-kargo-669x371.png (26 KB)
Ürünle İlgili Öne Çıkan Kampanyalar

{{CMP.TITLE}}

{{CMP.DESCRIPTION}}

  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (1)
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.