Sepetim 0
Sepetinizde ürün bulunmuyor
%40
Hatice Kübra Tongar Seti + 2 Kitap Hediye %44 indirimli Hatice Kübra T

Hatice Kübra Tongar Seti + 2 Kitap Hediye

Stok Kodu
15261120095936
Dil
Türkçe
90,00TL
54,00TL
Kazancınız : 36,00TL
Taksitli fiyat : 3 x 18,00TL
%40
Stokta var
Havale/EFT ile : 52,38TL
KARGO BEDAVA
Hatice Kübra Tongar Seti + 2 Kitap Hediye
Hatice Kübra Tongar Seti + 2 Kitap Hediye
Hayykitap
54.00

Korkutarak Değil Sevdirerek Din Eğitimi

"Zorlaştırmayın kolaylaştırın. Sevdirin, nefret ettirmeyin."

Hadis-i Şerif

Eğer biz namaz vakitlerini değil de dizi saatlerini dört gözle bekliyorsak.

Eğer Peygamberin çocuklara kaşlarını bile çatmadığını biliyor ama bir yandan çocuğumuzu dövüp sövüyorsak.

Eğer oruç tuttuğumuzda hırçın, kızgın, tahammülsüz oluyor ve çocuğumuza 'zaten oruçluyum.' diye başlayan cümleler kuruyorsak.

Eğer çocuğun oyununu bölmemek için secdelerini uzatan Nebi'ye rağmen namazda önümüzden geçti diye çocuğumuzu azarlıyorsak.

Eğer Hz. Ömer'in adaletini anlatırken iki kardeş arasında adil olmayı başaramıyorsak.

Eğer Hz. Osman'ın hayâsından bahsediyor ama ahlaka aykırı görüntüleri televizyonla evimize davet ediyorsak.

Eğer Hz. Ali'nin ilminden övgüyle bahsedip, en son ne zaman kitap okuduğumuzu bile hatırlamıyorsak.

Eğer hatim üstüne hatim yapmamıza rağmen Kur'an'ı anlamak ve yaşamak için hiç gayret sarf etmiyorsak.

Eğer çocukları camiden kovuyor, gerekçe olarak da çocukluk şakımalarını gösteriyorsak bir yerlerde bir hata yapıyoruz demektir.

Hatice Kübra Tongar, çocuklarımıza nasıl bir anlayışla, ne zaman, hangi yöntemlerle, zorlamadan, sevdirerek ve oyunlar oynayarak nasıl din eğitimi vereceğimizi adım adım anlatıyor.

 

 

Fıtrat Pedagojisi

Kur'an'ı Kerim'i hayatınızın süsü yapıp duvara mı astınız? Allah'ın yarattığı, farklı fıtratlarla boyadığı ve emanetçiliğinize bıraktığı evlatlarınızın fıtrat programını, yine o fıtratı yazan Kudretin kaleminden okumaktan geri mi duruyorsunuz? 1400 yıl öncesinden parlayan sünnetin düsturlarından haberdar değil misiniz? Modern pedagogların çoğu zaman birbiriyle çelişen sözlerini, hakikatten uzak âdetleri kanun saymayı maharet bilirken, “asıl kanunu” yok saydığınızın farkında mısınız?

Öyleyse, satırdan ve sadırdan okuyarak başlayacağınız ebeveynlik yolunun her bir durağında Rabbimizin yardımını dilemenin, Kur'an ayetlerinin yorumlarını ve asrısaadete doğru açılan kapıdan günümüze süzülen menkıbelerle hadisi şerifleri okumanın tam zamanıdır!

Nasr ‘yardım' demektir… Allah'ın kuluna ettiği yardım… Bu kitabın her bir satırı çocuk eğitimine ayet penceresinden bakmaya çalışırken, aynı zamanda bu yolda durmaya çalışan anne-babaların ‘yardım çağrısı' hükmünde kaleme alındı. Zira Müslüman'ın görevi bilmek ve ifa etmektir ama hem bilmek hem ifa edebilecek iradeyi gösterebilmek ancak yüceler yücesi Allah'ın yardımıyla mümkün olabilir.

 

 

Bağırmayan Anneler

Benim küçüklüğümde çocukları dövmek, hakaret etmek, bağırmak ‘normal' kabul edilen bir ebeveynlik davranışıydı. Aileler çocuklarına bu davranışlarda bulunduklarında, şimdinin annelerinin yaşadığı pişmanlık, vicdan azabı ya da hatayı telafi etmek gibi duygular yaşamazlardı. Çünkü o dönem ‘kızını dövmeyen dizini döver', ‘dayak cennetten çıkmadır' dönemiydi. Öyle öğrenmişlerdi. Çocuk hata yaptığında ceza verilmeliydi, hatta ceza ne kadar büyük olursa o kadar iyiydi. Mesela çocuğu dövmek demek, ‘bak bu davranışın çok yanlış, o kadar ki seni dövüyorum, canını yakıyorum ki bir daha yapmayasın' demekti.

İşin ironik kısmı, geçmişe dönüp baktığımızda annelerin ya da babaların bizleri dövdüğü, bağırıp çağırdığı, aşağılanmış hissettirdiği anları gözlerimiz dolarak hatırlıyor olmamıza rağmen, neden yaptıklarını yani vermek istedikleri dersi hatırlamıyor olmamız. Eminim sizler de belli şeyler hissediyorsunuzdur: Ebeveynin vermek istediği ders unutuldu gitti. Geriye sadece yenilen dayakların ve işitilen azarların soğuk anıları kaldı.

İşte bu kitap tam da bunun için yazıldı. Evlatlarımız yıllar sonra geriye dönüp baktıklarında yanaklarına atılmış bir tokadın soğukluğundan çok, yüreklerine dokunan bir annenin sıcaklığını hissetsinler diye…

O zaman gelin hep birlikte; Niyet Ettik Niyet Eyledik Bağırmayan Anneliğe…

 

Peygamberlerin Çocuk Eğitimi Metotları

Onların hayatlarını 'geçmişin hikayeleri' gözüyle okuduk.

Mucizeleri mercek altına alıp, insanüstü özellikler atfettik.

Oysa her biri bizlere örnek olarak seçilmiş birer eş, baba, arkadaş, kardeş modeliydi...

Türkiye'de ilk defa Kur'an'da geçen peygamberler kıssaları pedagoji bilimi ışığında kaleme alındı.

Peygamberlerin çocuk eğitimi metotları, anne-babalara kılavuz olması duasıyla yazıldı.

Hatice Kübra Tongar Fıtrat Pedagojisi Serisi'nin ikinci kitabında hepimizin aklındaki soruları yanıtlıyor:

  • Çocuk eğitimi nerede ve nasıl başlar?
  • Özgüvenli çocuk yetiştirmenin yolları nelerdir?
  • Çocuk sevildiğini nasıl hisseder?
  • Cinsiyete göre saygınlık eğitimi nasıl verilir?
  • Çocuk eğitiminde anne ve babanın rol dengesi nasıl olmalıdır?

“İnsanı, yaratılmışların en şereflisi yapan şey; fıtratıyla getirdiği ve özüne dürülmüş gönderildiği halini koruması, yani biyolojik bünyesini asıl yaradılış şifresiyle buluşturmasıdır. Hatice Kübra Tongar'ın kaleme aldığı elinizde tuttuğunuz bu güzel çalışması da işte bu noktadan çok önemsediğim bir eserdir. Özümüzde dürülü olanı fark etmek için yol açtığı, farkındalığımızı arttırdığı, kutsal değerlerimizin etrafında kenetlememizi sağladığı ve ebedi kurtuluşumuza yol haritası olduğu için...

- Mine İzgi, Eğitimci-Yazar

“Anne-baba olmanın en zor yanı çocuklarla nasıl işbirliği yapacağımızı bilemememizdir. Doğru yolları bulabilmenin yolu, çocuklarımızın büyüme dönemi özelliklerini bilmemizle başlar. Fıtrat Pedagojisi 2 ebeveynlik maceranızda siz sevgili anne-babalara kılavuz olacak, uygulanabilir çok özel bir çalışma...”

- Mehtap Kayaoğlu, Psikolojik Danışman-Aile/Çocuk Danışmanı

 

 

HEDİYE : Eşler Arasında Karşılıklı Sevgi

HEDİYE : Peygamber Efendimizin Tebessümleri

  • Açıklama
    • Korkutarak Değil Sevdirerek Din Eğitimi

      "Zorlaştırmayın kolaylaştırın. Sevdirin, nefret ettirmeyin."

      Hadis-i Şerif

      Eğer biz namaz vakitlerini değil de dizi saatlerini dört gözle bekliyorsak.

      Eğer Peygamberin çocuklara kaşlarını bile çatmadığını biliyor ama bir yandan çocuğumuzu dövüp sövüyorsak.

      Eğer oruç tuttuğumuzda hırçın, kızgın, tahammülsüz oluyor ve çocuğumuza 'zaten oruçluyum.' diye başlayan cümleler kuruyorsak.

      Eğer çocuğun oyununu bölmemek için secdelerini uzatan Nebi'ye rağmen namazda önümüzden geçti diye çocuğumuzu azarlıyorsak.

      Eğer Hz. Ömer'in adaletini anlatırken iki kardeş arasında adil olmayı başaramıyorsak.

      Eğer Hz. Osman'ın hayâsından bahsediyor ama ahlaka aykırı görüntüleri televizyonla evimize davet ediyorsak.

      Eğer Hz. Ali'nin ilminden övgüyle bahsedip, en son ne zaman kitap okuduğumuzu bile hatırlamıyorsak.

      Eğer hatim üstüne hatim yapmamıza rağmen Kur'an'ı anlamak ve yaşamak için hiç gayret sarf etmiyorsak.

      Eğer çocukları camiden kovuyor, gerekçe olarak da çocukluk şakımalarını gösteriyorsak bir yerlerde bir hata yapıyoruz demektir.

      Hatice Kübra Tongar, çocuklarımıza nasıl bir anlayışla, ne zaman, hangi yöntemlerle, zorlamadan, sevdirerek ve oyunlar oynayarak nasıl din eğitimi vereceğimizi adım adım anlatıyor.

       

       

      Fıtrat Pedagojisi

      Kur'an'ı Kerim'i hayatınızın süsü yapıp duvara mı astınız? Allah'ın yarattığı, farklı fıtratlarla boyadığı ve emanetçiliğinize bıraktığı evlatlarınızın fıtrat programını, yine o fıtratı yazan Kudretin kaleminden okumaktan geri mi duruyorsunuz? 1400 yıl öncesinden parlayan sünnetin düsturlarından haberdar değil misiniz? Modern pedagogların çoğu zaman birbiriyle çelişen sözlerini, hakikatten uzak âdetleri kanun saymayı maharet bilirken, “asıl kanunu” yok saydığınızın farkında mısınız?

      Öyleyse, satırdan ve sadırdan okuyarak başlayacağınız ebeveynlik yolunun her bir durağında Rabbimizin yardımını dilemenin, Kur'an ayetlerinin yorumlarını ve asrısaadete doğru açılan kapıdan günümüze süzülen menkıbelerle hadisi şerifleri okumanın tam zamanıdır!

      Nasr ‘yardım' demektir… Allah'ın kuluna ettiği yardım… Bu kitabın her bir satırı çocuk eğitimine ayet penceresinden bakmaya çalışırken, aynı zamanda bu yolda durmaya çalışan anne-babaların ‘yardım çağrısı' hükmünde kaleme alındı. Zira Müslüman'ın görevi bilmek ve ifa etmektir ama hem bilmek hem ifa edebilecek iradeyi gösterebilmek ancak yüceler yücesi Allah'ın yardımıyla mümkün olabilir.

       

       

      Bağırmayan Anneler

      Benim küçüklüğümde çocukları dövmek, hakaret etmek, bağırmak ‘normal' kabul edilen bir ebeveynlik davranışıydı. Aileler çocuklarına bu davranışlarda bulunduklarında, şimdinin annelerinin yaşadığı pişmanlık, vicdan azabı ya da hatayı telafi etmek gibi duygular yaşamazlardı. Çünkü o dönem ‘kızını dövmeyen dizini döver', ‘dayak cennetten çıkmadır' dönemiydi. Öyle öğrenmişlerdi. Çocuk hata yaptığında ceza verilmeliydi, hatta ceza ne kadar büyük olursa o kadar iyiydi. Mesela çocuğu dövmek demek, ‘bak bu davranışın çok yanlış, o kadar ki seni dövüyorum, canını yakıyorum ki bir daha yapmayasın' demekti.

      İşin ironik kısmı, geçmişe dönüp baktığımızda annelerin ya da babaların bizleri dövdüğü, bağırıp çağırdığı, aşağılanmış hissettirdiği anları gözlerimiz dolarak hatırlıyor olmamıza rağmen, neden yaptıklarını yani vermek istedikleri dersi hatırlamıyor olmamız. Eminim sizler de belli şeyler hissediyorsunuzdur: Ebeveynin vermek istediği ders unutuldu gitti. Geriye sadece yenilen dayakların ve işitilen azarların soğuk anıları kaldı.

      İşte bu kitap tam da bunun için yazıldı. Evlatlarımız yıllar sonra geriye dönüp baktıklarında yanaklarına atılmış bir tokadın soğukluğundan çok, yüreklerine dokunan bir annenin sıcaklığını hissetsinler diye…

      O zaman gelin hep birlikte; Niyet Ettik Niyet Eyledik Bağırmayan Anneliğe…

       

      Peygamberlerin Çocuk Eğitimi Metotları

      Onların hayatlarını 'geçmişin hikayeleri' gözüyle okuduk.

      Mucizeleri mercek altına alıp, insanüstü özellikler atfettik.

      Oysa her biri bizlere örnek olarak seçilmiş birer eş, baba, arkadaş, kardeş modeliydi...

      Türkiye'de ilk defa Kur'an'da geçen peygamberler kıssaları pedagoji bilimi ışığında kaleme alındı.

      Peygamberlerin çocuk eğitimi metotları, anne-babalara kılavuz olması duasıyla yazıldı.

      Hatice Kübra Tongar Fıtrat Pedagojisi Serisi'nin ikinci kitabında hepimizin aklındaki soruları yanıtlıyor:

      • Çocuk eğitimi nerede ve nasıl başlar?
      • Özgüvenli çocuk yetiştirmenin yolları nelerdir?
      • Çocuk sevildiğini nasıl hisseder?
      • Cinsiyete göre saygınlık eğitimi nasıl verilir?
      • Çocuk eğitiminde anne ve babanın rol dengesi nasıl olmalıdır?

      “İnsanı, yaratılmışların en şereflisi yapan şey; fıtratıyla getirdiği ve özüne dürülmüş gönderildiği halini koruması, yani biyolojik bünyesini asıl yaradılış şifresiyle buluşturmasıdır. Hatice Kübra Tongar'ın kaleme aldığı elinizde tuttuğunuz bu güzel çalışması da işte bu noktadan çok önemsediğim bir eserdir. Özümüzde dürülü olanı fark etmek için yol açtığı, farkındalığımızı arttırdığı, kutsal değerlerimizin etrafında kenetlememizi sağladığı ve ebedi kurtuluşumuza yol haritası olduğu için...

      - Mine İzgi, Eğitimci-Yazar

      “Anne-baba olmanın en zor yanı çocuklarla nasıl işbirliği yapacağımızı bilemememizdir. Doğru yolları bulabilmenin yolu, çocuklarımızın büyüme dönemi özelliklerini bilmemizle başlar. Fıtrat Pedagojisi 2 ebeveynlik maceranızda siz sevgili anne-babalara kılavuz olacak, uygulanabilir çok özel bir çalışma...”

      - Mehtap Kayaoğlu, Psikolojik Danışman-Aile/Çocuk Danışmanı

       

       

      HEDİYE : Eşler Arasında Karşılıklı Sevgi

      HEDİYE : Peygamber Efendimizin Tebessümleri

      Stok Kodu
      :
      15261120095936
      Boyut
      :
      13.5 cm x 21 cm
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      İthal Kağıt
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
  • Bu Kitabı Alanlara Tavsiye Kitaplar
Kapat