Sepetim 0
Sepetinizde ürün bulunmuyor

Ramazan Kampanyası 4 Kitap + Ramazan Ajandası

Stok Kodu
15266476974869
Dil
Türkçe
59,90TL
Taksitli fiyat : 3 x 19,97TL
Stokta var
Havale/EFT ile : 58,10TL
KARGO BEDAVA
Ramazan Kampanyası 4 Kitap + Ramazan Ajandası
Ramazan Kampanyası 4 Kitap + Ramazan Ajandası
Ravza Yayınları
59.90

30 Günde Manevi Devrim

Ramazan ayında sen kalabalık topluluklarla oruç tutar, coşkun gruplarla beraber teravih namazı kılar, mağfiret için yakaran binlerce kişi ile beraber Kur'an hatimlerinde bulunursun. Bu yolda yürüyenlerin az olmasından dolayı yalnızlık hissetme! Bilakis cesaretli ol ve metanetini koru! Normalde tembel ve üşengeç olsan da hayırlı işler yapma konusunda hırslı ol. Ramazan ayındaki bu coşkun amelleri başka bir zamanda bulamazsın.

Mescitler Ramazanda dolup taştığı gibi hangi zamanlarda dolup taşıyor?

İnsanlar Ramazan ayında Kur'an okuma yarışına girdikleri gibi hangi aylarda böyle bir yarışa giriyor?

Ramazan ayında muhtaçlara uzatılan yardım elleri başka hangi ayda uzatılıyor?

 

Ramazan Risalesi

"Bize bizden daha çok acıyan Rabbimizin bir lütfudur o. Ramazan ay olarak, olduğu gibi rahmettir. Ramazan büyük olmasına büyüktür elbette, fakat böyle büyük bir fırsat değerlendirildiğinde nasıl büyükse, kaçırıldığında da kaçan o nisbette büyük olacaktır."

Ramazan ayı girmeden önce okuyarak rahmet ayına donanımlı ve şuurlu olarak girmenizi sağlayacak, özet bir çalışma. Bu kitapta rahmet ayını fırsata çevirecek pratik bilgiler bulacaksınız.

Bir Mekteptir Oruç

Ramazan'ın son on gününde minarelere, “Elveda Ey Şehr-i Ramazan!” mahyası asıldığında ya da yanık sesli hafızların, “Elveda Ey Şehr-i Gufran” ilahileri duyulduğunda her yaştan insanı bir ağlama hali tutar; ihtiyar ağlar, kadın ağlar, çocuk ağlar, köy ağlar, şehir ağlardı. Hafızların mukabelelerinin, vaizlerin söz ve üsluplarının konuşulduğu iftar sofralarında, buruk bir sesle, “Bugün de gitti…” derdi aile büyüğü. Son iftarda gözler dolar; herkes, “Seneye ya nasip…” der; fakat kimse “Bu yıl da Ramazan bitti.” diyemezdi. Zordu, “Ulu Hocamız Ramazan-ı Şerîf gitti…” diyebilmek. Son teravihte camiler, içinden cenaze çıkan evler gibi hüzne bürünürdü. Ramazan'a “elveda” demek kutlu bir insanı Ahiret'e uğurlamak kadar acı gelirdi yüreklere... Tahammülü de, telaffuzu da zordu... Vaiz, Ramazan'la camiye gelen berekete; çocuk, sokakta her gördüğünde şeker veren ihtiyar amcanın merhametine; sütçü, selamsız geçmeyen mahalle halkının nezaketine; kadın, çorbadaki tuzu mevzu etmeyen beyinin zerâfetine ağlardı. "Elveda" ile başlayan cümleler mahyacının elinde, okuyanların ise boğazında düğümlenirdi.

Orucun Sırları

Oruç tutan kimse, nefsini birtakım şiddetli arzuların saldırısına karşı direnmeye alıştırır, nefsin taşkınlıklarına karşı koymayı öğretir. Oruç tutan kimse, imsaktan iftara kadar bir takım şeylerden mahrum olur. Bu mahrum oluş, yiyecek ve içecek bulamayan herhangi birinin içine düştüğü acizliğin benzeri değildir. Bu, irade ile benimsenmiş, yüksek bir hedefe yönelik mahrumiyettir, nefisle kapışmadır. İnsan bu mahrumiyet sayesinde yoksulların ve mahrumların hallerini tecrübe ile anlamış olur. Böylece kendisinde acıma, şefkat ve yardımlaşma duyguları artar, insaniyet için pek faydalı hale gelir. Ayrıca kendisinin duyacağı manevî hazlar ise, her türlü düşüncenin üstündedir.

Yüce Allah'ın emrine uyarak, hak sahibi olduğu nimetlerinden bir müddet mahrumiyete katlanan insan, artık başkalarının nimetlerine göz diker mi? Başkalarının zararına çalışır mı?

İşte, bütün insanlığın yararına hizmet eden kutsal bir ibadetin şer'î yönden hikmeti apaçıktır. Bunu anlayamamak için insanın düşünce ve duygudan büsbütün mahrum olması gerekir. 

  • Açıklama
    • 30 Günde Manevi Devrim

      Ramazan ayında sen kalabalık topluluklarla oruç tutar, coşkun gruplarla beraber teravih namazı kılar, mağfiret için yakaran binlerce kişi ile beraber Kur'an hatimlerinde bulunursun. Bu yolda yürüyenlerin az olmasından dolayı yalnızlık hissetme! Bilakis cesaretli ol ve metanetini koru! Normalde tembel ve üşengeç olsan da hayırlı işler yapma konusunda hırslı ol. Ramazan ayındaki bu coşkun amelleri başka bir zamanda bulamazsın.

      Mescitler Ramazanda dolup taştığı gibi hangi zamanlarda dolup taşıyor?

      İnsanlar Ramazan ayında Kur'an okuma yarışına girdikleri gibi hangi aylarda böyle bir yarışa giriyor?

      Ramazan ayında muhtaçlara uzatılan yardım elleri başka hangi ayda uzatılıyor?

       

      Ramazan Risalesi

      "Bize bizden daha çok acıyan Rabbimizin bir lütfudur o. Ramazan ay olarak, olduğu gibi rahmettir. Ramazan büyük olmasına büyüktür elbette, fakat böyle büyük bir fırsat değerlendirildiğinde nasıl büyükse, kaçırıldığında da kaçan o nisbette büyük olacaktır."

      Ramazan ayı girmeden önce okuyarak rahmet ayına donanımlı ve şuurlu olarak girmenizi sağlayacak, özet bir çalışma. Bu kitapta rahmet ayını fırsata çevirecek pratik bilgiler bulacaksınız.

      Bir Mekteptir Oruç

      Ramazan'ın son on gününde minarelere, “Elveda Ey Şehr-i Ramazan!” mahyası asıldığında ya da yanık sesli hafızların, “Elveda Ey Şehr-i Gufran” ilahileri duyulduğunda her yaştan insanı bir ağlama hali tutar; ihtiyar ağlar, kadın ağlar, çocuk ağlar, köy ağlar, şehir ağlardı. Hafızların mukabelelerinin, vaizlerin söz ve üsluplarının konuşulduğu iftar sofralarında, buruk bir sesle, “Bugün de gitti…” derdi aile büyüğü. Son iftarda gözler dolar; herkes, “Seneye ya nasip…” der; fakat kimse “Bu yıl da Ramazan bitti.” diyemezdi. Zordu, “Ulu Hocamız Ramazan-ı Şerîf gitti…” diyebilmek. Son teravihte camiler, içinden cenaze çıkan evler gibi hüzne bürünürdü. Ramazan'a “elveda” demek kutlu bir insanı Ahiret'e uğurlamak kadar acı gelirdi yüreklere... Tahammülü de, telaffuzu da zordu... Vaiz, Ramazan'la camiye gelen berekete; çocuk, sokakta her gördüğünde şeker veren ihtiyar amcanın merhametine; sütçü, selamsız geçmeyen mahalle halkının nezaketine; kadın, çorbadaki tuzu mevzu etmeyen beyinin zerâfetine ağlardı. "Elveda" ile başlayan cümleler mahyacının elinde, okuyanların ise boğazında düğümlenirdi.

      Orucun Sırları

      Oruç tutan kimse, nefsini birtakım şiddetli arzuların saldırısına karşı direnmeye alıştırır, nefsin taşkınlıklarına karşı koymayı öğretir. Oruç tutan kimse, imsaktan iftara kadar bir takım şeylerden mahrum olur. Bu mahrum oluş, yiyecek ve içecek bulamayan herhangi birinin içine düştüğü acizliğin benzeri değildir. Bu, irade ile benimsenmiş, yüksek bir hedefe yönelik mahrumiyettir, nefisle kapışmadır. İnsan bu mahrumiyet sayesinde yoksulların ve mahrumların hallerini tecrübe ile anlamış olur. Böylece kendisinde acıma, şefkat ve yardımlaşma duyguları artar, insaniyet için pek faydalı hale gelir. Ayrıca kendisinin duyacağı manevî hazlar ise, her türlü düşüncenin üstündedir.

      Yüce Allah'ın emrine uyarak, hak sahibi olduğu nimetlerinden bir müddet mahrumiyete katlanan insan, artık başkalarının nimetlerine göz diker mi? Başkalarının zararına çalışır mı?

      İşte, bütün insanlığın yararına hizmet eden kutsal bir ibadetin şer'î yönden hikmeti apaçıktır. Bunu anlayamamak için insanın düşünce ve duygudan büsbütün mahrum olması gerekir. 

      Stok Kodu
      :
      15266476974869
      Boyut
      :
      13.50x21.00
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
  • Bu Kitabı Alanlara Tavsiye Kitaplar
Kapat