Sepetim 0
Sepetinizde ürün bulunmuyor
%45
Mehmet Deveci 10 Kitaplık %45 indirimli Mehmet Deveci

Mehmet Deveci 10 Kitaplık

Stok Kodu
97899967345
Dil
Türkçe
129,00TL
70,00TL
Kazancınız : 59,00TL
Taksitli fiyat : 3 x 23,33TL
%45
stokta 991 adet mevcut
Havale/EFT ile : 67,90TL
KARGO BEDAVA
Mehmet Deveci 10 Kitaplık
Mehmet Deveci 10 Kitaplık
Bengisu Yayınları
70.00

Özlemek Güzel

 

Yazmak istediğim birkaç şey avardı aklımda. Ama bu güzel ortamda gözümü ilerideki köşeye diktim ve tanısam da tanımasamda oraya ilk kim gelirse o kişiyi yazamaya karar verdim. Yazımın konusu o olacaktı yani. Görüntüsüne,yürüyüşüne,giyim tarzına,bakışlarına anlamlar yükleyip, kelimelermin dünasına misafir edecektim. Niyetim gayet güzel ağırlamaktı. En naif cümleler ile süsleyeceğim dünyada kısa bir yürüyüş yapacak,parağraftan parağrafa koşacak, satır başlkarında dinleyip her noktanın ardından büyük harf ile yeniden başlayacaktık. Hayatın sıkıcılığından,tekdüzeliğinden bir yaının içine konuk olacak ve farkında olmadan da olsa farklı alemlerde gezecekti. Bir insan olması şart değildi konuğumuzun. Bir kedi,köpek yada rüzgarın içini şişirdiği başıboş bir poşet bile olabilirdi bu. Şans kime gülerse artı.

Tam karşımdaydı,iki adımlık mesafede. Gözlerinden kalkıp gidişlerimin farkında değildi,kendinden habersiz kuruduğum düşlerimin… Benim sadece onu dinlediğimi zannediyordu.

Önümüzden koşar adım akıyordu şehir. Şehir konuşuyor biz susuyorduk. Şehir bağırıp çağırmasına rağmen sesini duyuramıyor, biz ise konuşmadan anlaşıyorduk. Yenilmiş bir gürültü gibi uğulduyordu araba kornaları,kalabalık caddeler,akıp giden onca yüzler…Biz kazanmış bir şafak gibi yeni doğuyorduk sanki. Yeni bir sabahın sessizliğini yaşıyorduk.

Bu kitapta hayatın içinden öyküler var. Hacı amcalar,dilenci kzlar,söylenmemiş sevdalar,ağaçlar, duvarları eskimiş evler,toprak yollar,gökyüzü ve bulutlar var. Ayatın içnden kareler var… Rastgele çevrilmiş radyo frekansından karşımıza çıkan sesler,yutkunmalar,içlenmeler,hüzünler,yürek sızıları var. Yüzüne aniden oturan bir tebessüm, sesinizi size geri veren yankılı hikayeler var.

 

YAZININ ŞAHİTLİĞİ

Ve kitap bitmiştir.
Usulca kapatır kapağı.
Ama hemen bırakamaz elinden.
Gözleri arka kapağındadır.
“Bitirdin değil mi?” diye bir ibareye takılır gözü. Okumaya devam eder sonra:
“Kapağını kapadığın her şey bitti sanıyorsun, değil mi?
Tıpkı göz kapaklarını kapatıp görmemeye çalıştığın gibi.
Hayır!
Asıl okumaya o zaman başlarsın.
Yarım kalmış cümleleri, söylenemeyen sözleri…
Yazılmamış ama hissettirilmiş duygular yakandan tutmuştur bir kere.
Artık kapattığın tüm kapaklar bu okumaları bitiremez.
Yarım kalmış bir cümlesindir.
Bir ömür karşılaştığın her şeyde bir parça bulursun okuduklarından.
Köşede aniden karşına çıkan şemsiyeli bir adam…
Ansızın yakalandığın yağmur…
Öylesine dinlediğin bir türkü…
İzlediğin bir dizi…
Yüreğine yüreğine vurur kendini.
Çünkü hâlâ okuyorsundur.
Hem de yüreğin kekeleye kekeleye…"

BİZİMKİLER

Bizimkiler…
Hikaye gibi, şiir gibi, roman gibi… Biraz Ebu Zer, biraz Mus’ab, biraz Hatice… Yağmur gibi, damla gibi, deniz gibi… Uzaklardan ışıkları görülen loş şehir evleri… Yıldız, gece, ay…

Aniden önümüze çıkıp dalgınlıklarımızı şaşırtan bir şafak… Altından geçmek için can atılan gökkuşağı… Yok gibi, zor gibi, var gibi… Durup dinlenilecek bir yudum sığınak… Can gibi…

Onlar bizimkiler… Bizimkilerden Mus’ab, Bilal, Ebu Zer… Yüreği yüreklerimize, sevdası sevdalarımıza, ağrısı ağrımıza benzeyen bizimkiler…

Bizden önce yürüyen, yorulan, düşen, kalkan yoldaki işaretler. Daha iyi yürümek, yaşamak ve yarınlarımızda onlaırn yanında olmak için Bizimkilere sahip çıkmak ve onları daha iyi anlamaya çalışmak gerekiyor. Çünkü yarın bizimkiler, yani tüm sevdiklerimiz Cennete gittiğinde onların yanında olmamak zorumuza gidecek…

TEK BAŞINA

Ben kendimi göklerin ve yerin, bu ikisi arasındaki her şeyin; ateşin ve suyun, bulutların ve kuşların Rabbine bırakmıştım…
Yanmış bir âşıktım ben. Kurduğunuz tuzaklar, attığınız ateş benim dünya telaşımın bitişi, sevgiliye vuslatın son demiydi.
Heybesinde aşktan başka bir şey taşımayan bir muhacirim ben… 
Gün yüzüne çıkmış bir harfim… 
İçimdeki alfabenin yalnız cümlesiyim. 
Yalnızlığın bir başınalığına teslim olmayan, 
Melankolik bir rıhtımın yedivereniyim. 
Başağından kuşların, insanın ve medeniyetlerin beslendiği, 
Tarih toprağına atılmış bir tohumum ben. 
Bir varoluşum… 
Çekip gitmeyen bir derdim ben. 
Söylenip duran bir sevdayım. 
Asırları aşan, 
Hayata yeniden başlayan bir aşkım ben… 
 
Ben İbrahim…
Geri döndüm ve buradayım…
Mehmet Deveci’nin anlatımıyla Bir Hazreti İbrahim Romanı

SEVDİĞİNE YENİLMEK

Bazı kitaplar iyi ki vardır.
Onlar ile oturup konuşulur, birlikte susulur ve ıssız gecelerin yalnız yolcusu olunur.
Duygularınızın tercümanı, hislerinizin anlatıcısı ve yüreğinizin yerenidir.
Adı konulmamış bir şey vardır içinizde. Açtığınız bir sayfada size onun anlatıldığını görür ve sevinirsiniz. Belki biraz da hüzünlenir, ağlar ve dalıp gidersiniz bir başınıza…
Sevdiğine Yenilmek
Bir Mehmet Deveci kitabı…
 
İçinizdeki duyguların iki kapak arasında karşınıza çıkması sizi çok şaşırtacak.

İLHAM PERİSİ

Dostluk,
Aşk,
Hüzün
Ve
Tebessüm…
Bu kelimelerin hep birlikte yaşandığı bir hayatı düşünün…
 
Sen ne kadar kafana göre kurgular kurarsan kur, hayat sana kendi istediği rolü oynatır.

YÜRÜYELİM Mİ BİRAZ

Susmalar, sorgulamalar, içinden konuşmalar
Dalıp gitmeler, gülümseten, düşündüren yazılar.

Şiirin, öyküsünün, denemenin 
Kısa sözlerle süslendiği doyurucu bir kitap.

Bir sayfasından sıkılmadığınız
Kendinizi diğer sayfasında bulacağınız
Evet, tam da bu;
Kendinizi bulacağınız, kendinizi okuyacağınız bir kitap.

EY KUDÜS

Düşünebiliyor musunuz; Kudüs sokaklarında ıslandım… Yürüdüm Peygamberler şehrinin dar sokaklarında.
Arkadaşlar, Kudüs sokaklarında yürüdüm, diyorum. Yağmurlu bir teheccüd vakti, şehrin karanlık sokaklarından Mescidi Aksa’ya doğru yürüdüm diyorum anlıyor musunuz? Bu kelimeler içimdekileri anlatmaktan acizken ne demek istediğimi elbette yeterince anlamanızı beklemiyorum…
Kudüs sokaklarında yürüdüm… Allah’ım bu benim için ne güzel bir ikramdı. İçinde bulunduğun zaman diliminde anlaşılmazdı bazı şeyler. Bazı duygular yaşanırken dile gelmezdi. Yıllar sonra bir yumru gibi gelip otururdu insanın boğazına, takılıp kalırdı yüreğine… Bu da öyle olacaktı ve buradan dönüşümde aklıma gelip yüreğimi daha çok yakacaktı biliyordum. Kendimi biliyordum ben, yüreğimi biliyordum. Kudüs’ü biliyordum… İkisi bir araya gelip başıma ne işler açacak biliyordum…
***
Bu kitabın içinde özlemler, aşk ve şuur var. Bu kitabın içinde görerek anlatılan bir beldenin yazı, şiir ve hikâyeleri var.

 

SEVGİLİ YALNIZLIĞIM

Sevgili yalnızlığım Benim romantik prensim Ütopyalar ülkemin başkenti İçimin gergefinin usulca dokunanı Berrak, gri, koyu, açık rengi Düş gezgini yüreğimin takılıp kaldığı, hep kaldığı Kimsem Zarar Fayda Ve herşeyim Anladım ki ben sadece senle mutluyum İyiki varsın. O benim ihtilal çiçeğim. Kalp eyaletimin mehdisi. Tüm Alametleri tamam, sadece gelişi gülüşü eksik , bir de gözlerime bakışı ki o kıyametim olur, ölüp cennete girişim olur. Şimdiye kadar çalmaya çalıştığımen kutsal şey onun gönlü oldu.
Bütün harflerimle sadece susssam, beni duyabilirmisiniz
Ben onunla hep içimden konuşuyordum.
Aşkın aslı, kendini bulmaktır.
 İşte bu gökyüzü,işte bu yağmurlar,işte bu havatoprak ve sen ey insan ve sen başıboş değilsin
Kuşlar… Serçe yüreğinizin parmak uçlarından öperim.
Kanatlarınızın yükü kadar yükü olanlara selam edin.Yazdım onlara.Deyin.Söyleyin.Haber verin.
Yazdıkları karşısına yaşam olarak çıkmaya başlayan yalnız bir yazar İmam-hatip’ten atılmışbir araba hırsızı ve sevdiceği…
Birde bilge bir derviş Başka yaşamlardan çalınan yepyeni bir yaşam…

BENİM HAYAL DÜNYAM

 

Mum dibine ışık vermez..
Dünyanın en iyi öğreticisi de olsanız kendi çocuğunuza ulaşmakta, ona istediğinizi vermekte zorlanabilirsiniz.
Başkalarının sözü, tesiri, etkisi onlar üzerinde daha etkili olur.
Bazen bir kitap, o kitabın içinde geçen bir hikâye, sizin ona anlatamadığınızı daha kolay ve çabuk  anlatabilir.
 
Kimi kitaplar eğlendirirken, kimi kitaplar da hem eğlendirir, hem de bilgi, şuur ve anlam verir.
 
Bu kitapta üçü de var.
 
Çocuklar harf gibidir.
Onlarla güzel cümleler kurmak için
Biraz dua, biraz ilgi, biraz da çaba gerekir
Bu kitapta üçü de var.

 

  • Açıklama
    • Özlemek Güzel

       

      Yazmak istediğim birkaç şey avardı aklımda. Ama bu güzel ortamda gözümü ilerideki köşeye diktim ve tanısam da tanımasamda oraya ilk kim gelirse o kişiyi yazamaya karar verdim. Yazımın konusu o olacaktı yani. Görüntüsüne,yürüyüşüne,giyim tarzına,bakışlarına anlamlar yükleyip, kelimelermin dünasına misafir edecektim. Niyetim gayet güzel ağırlamaktı. En naif cümleler ile süsleyeceğim dünyada kısa bir yürüyüş yapacak,parağraftan parağrafa koşacak, satır başlkarında dinleyip her noktanın ardından büyük harf ile yeniden başlayacaktık. Hayatın sıkıcılığından,tekdüzeliğinden bir yaının içine konuk olacak ve farkında olmadan da olsa farklı alemlerde gezecekti. Bir insan olması şart değildi konuğumuzun. Bir kedi,köpek yada rüzgarın içini şişirdiği başıboş bir poşet bile olabilirdi bu. Şans kime gülerse artı.

      Tam karşımdaydı,iki adımlık mesafede. Gözlerinden kalkıp gidişlerimin farkında değildi,kendinden habersiz kuruduğum düşlerimin… Benim sadece onu dinlediğimi zannediyordu.

      Önümüzden koşar adım akıyordu şehir. Şehir konuşuyor biz susuyorduk. Şehir bağırıp çağırmasına rağmen sesini duyuramıyor, biz ise konuşmadan anlaşıyorduk. Yenilmiş bir gürültü gibi uğulduyordu araba kornaları,kalabalık caddeler,akıp giden onca yüzler…Biz kazanmış bir şafak gibi yeni doğuyorduk sanki. Yeni bir sabahın sessizliğini yaşıyorduk.

      Bu kitapta hayatın içinden öyküler var. Hacı amcalar,dilenci kzlar,söylenmemiş sevdalar,ağaçlar, duvarları eskimiş evler,toprak yollar,gökyüzü ve bulutlar var. Ayatın içnden kareler var… Rastgele çevrilmiş radyo frekansından karşımıza çıkan sesler,yutkunmalar,içlenmeler,hüzünler,yürek sızıları var. Yüzüne aniden oturan bir tebessüm, sesinizi size geri veren yankılı hikayeler var.

       

      YAZININ ŞAHİTLİĞİ

      Ve kitap bitmiştir.
      Usulca kapatır kapağı.
      Ama hemen bırakamaz elinden.
      Gözleri arka kapağındadır.
      “Bitirdin değil mi?” diye bir ibareye takılır gözü. Okumaya devam eder sonra:
      “Kapağını kapadığın her şey bitti sanıyorsun, değil mi?
      Tıpkı göz kapaklarını kapatıp görmemeye çalıştığın gibi.
      Hayır!
      Asıl okumaya o zaman başlarsın.
      Yarım kalmış cümleleri, söylenemeyen sözleri…
      Yazılmamış ama hissettirilmiş duygular yakandan tutmuştur bir kere.
      Artık kapattığın tüm kapaklar bu okumaları bitiremez.
      Yarım kalmış bir cümlesindir.
      Bir ömür karşılaştığın her şeyde bir parça bulursun okuduklarından.
      Köşede aniden karşına çıkan şemsiyeli bir adam…
      Ansızın yakalandığın yağmur…
      Öylesine dinlediğin bir türkü…
      İzlediğin bir dizi…
      Yüreğine yüreğine vurur kendini.
      Çünkü hâlâ okuyorsundur.
      Hem de yüreğin kekeleye kekeleye…"

      BİZİMKİLER

      Bizimkiler…
      Hikaye gibi, şiir gibi, roman gibi… Biraz Ebu Zer, biraz Mus’ab, biraz Hatice… Yağmur gibi, damla gibi, deniz gibi… Uzaklardan ışıkları görülen loş şehir evleri… Yıldız, gece, ay…

      Aniden önümüze çıkıp dalgınlıklarımızı şaşırtan bir şafak… Altından geçmek için can atılan gökkuşağı… Yok gibi, zor gibi, var gibi… Durup dinlenilecek bir yudum sığınak… Can gibi…

      Onlar bizimkiler… Bizimkilerden Mus’ab, Bilal, Ebu Zer… Yüreği yüreklerimize, sevdası sevdalarımıza, ağrısı ağrımıza benzeyen bizimkiler…

      Bizden önce yürüyen, yorulan, düşen, kalkan yoldaki işaretler. Daha iyi yürümek, yaşamak ve yarınlarımızda onlaırn yanında olmak için Bizimkilere sahip çıkmak ve onları daha iyi anlamaya çalışmak gerekiyor. Çünkü yarın bizimkiler, yani tüm sevdiklerimiz Cennete gittiğinde onların yanında olmamak zorumuza gidecek…

      TEK BAŞINA

      Ben kendimi göklerin ve yerin, bu ikisi arasındaki her şeyin; ateşin ve suyun, bulutların ve kuşların Rabbine bırakmıştım…
      Yanmış bir âşıktım ben. Kurduğunuz tuzaklar, attığınız ateş benim dünya telaşımın bitişi, sevgiliye vuslatın son demiydi.
      Heybesinde aşktan başka bir şey taşımayan bir muhacirim ben… 
      Gün yüzüne çıkmış bir harfim… 
      İçimdeki alfabenin yalnız cümlesiyim. 
      Yalnızlığın bir başınalığına teslim olmayan, 
      Melankolik bir rıhtımın yedivereniyim. 
      Başağından kuşların, insanın ve medeniyetlerin beslendiği, 
      Tarih toprağına atılmış bir tohumum ben. 
      Bir varoluşum… 
      Çekip gitmeyen bir derdim ben. 
      Söylenip duran bir sevdayım. 
      Asırları aşan, 
      Hayata yeniden başlayan bir aşkım ben… 
       
      Ben İbrahim…
      Geri döndüm ve buradayım…
      Mehmet Deveci’nin anlatımıyla Bir Hazreti İbrahim Romanı

      SEVDİĞİNE YENİLMEK

      Bazı kitaplar iyi ki vardır.
      Onlar ile oturup konuşulur, birlikte susulur ve ıssız gecelerin yalnız yolcusu olunur.
      Duygularınızın tercümanı, hislerinizin anlatıcısı ve yüreğinizin yerenidir.
      Adı konulmamış bir şey vardır içinizde. Açtığınız bir sayfada size onun anlatıldığını görür ve sevinirsiniz. Belki biraz da hüzünlenir, ağlar ve dalıp gidersiniz bir başınıza…
      Sevdiğine Yenilmek
      Bir Mehmet Deveci kitabı…
       
      İçinizdeki duyguların iki kapak arasında karşınıza çıkması sizi çok şaşırtacak.

      İLHAM PERİSİ

      Dostluk,
      Aşk,
      Hüzün
      Ve
      Tebessüm…
      Bu kelimelerin hep birlikte yaşandığı bir hayatı düşünün…
       
      Sen ne kadar kafana göre kurgular kurarsan kur, hayat sana kendi istediği rolü oynatır.

      YÜRÜYELİM Mİ BİRAZ

      Susmalar, sorgulamalar, içinden konuşmalar
      Dalıp gitmeler, gülümseten, düşündüren yazılar.

      Şiirin, öyküsünün, denemenin 
      Kısa sözlerle süslendiği doyurucu bir kitap.

      Bir sayfasından sıkılmadığınız
      Kendinizi diğer sayfasında bulacağınız
      Evet, tam da bu;
      Kendinizi bulacağınız, kendinizi okuyacağınız bir kitap.

      EY KUDÜS

      Düşünebiliyor musunuz; Kudüs sokaklarında ıslandım… Yürüdüm Peygamberler şehrinin dar sokaklarında.
      Arkadaşlar, Kudüs sokaklarında yürüdüm, diyorum. Yağmurlu bir teheccüd vakti, şehrin karanlık sokaklarından Mescidi Aksa’ya doğru yürüdüm diyorum anlıyor musunuz? Bu kelimeler içimdekileri anlatmaktan acizken ne demek istediğimi elbette yeterince anlamanızı beklemiyorum…
      Kudüs sokaklarında yürüdüm… Allah’ım bu benim için ne güzel bir ikramdı. İçinde bulunduğun zaman diliminde anlaşılmazdı bazı şeyler. Bazı duygular yaşanırken dile gelmezdi. Yıllar sonra bir yumru gibi gelip otururdu insanın boğazına, takılıp kalırdı yüreğine… Bu da öyle olacaktı ve buradan dönüşümde aklıma gelip yüreğimi daha çok yakacaktı biliyordum. Kendimi biliyordum ben, yüreğimi biliyordum. Kudüs’ü biliyordum… İkisi bir araya gelip başıma ne işler açacak biliyordum…
      ***
      Bu kitabın içinde özlemler, aşk ve şuur var. Bu kitabın içinde görerek anlatılan bir beldenin yazı, şiir ve hikâyeleri var.

       

      SEVGİLİ YALNIZLIĞIM

      Sevgili yalnızlığım Benim romantik prensim Ütopyalar ülkemin başkenti İçimin gergefinin usulca dokunanı Berrak, gri, koyu, açık rengi Düş gezgini yüreğimin takılıp kaldığı, hep kaldığı Kimsem Zarar Fayda Ve herşeyim Anladım ki ben sadece senle mutluyum İyiki varsın. O benim ihtilal çiçeğim. Kalp eyaletimin mehdisi. Tüm Alametleri tamam, sadece gelişi gülüşü eksik , bir de gözlerime bakışı ki o kıyametim olur, ölüp cennete girişim olur. Şimdiye kadar çalmaya çalıştığımen kutsal şey onun gönlü oldu.
      Bütün harflerimle sadece susssam, beni duyabilirmisiniz
      Ben onunla hep içimden konuşuyordum.
      Aşkın aslı, kendini bulmaktır.
       İşte bu gökyüzü,işte bu yağmurlar,işte bu havatoprak ve sen ey insan ve sen başıboş değilsin
      Kuşlar… Serçe yüreğinizin parmak uçlarından öperim.
      Kanatlarınızın yükü kadar yükü olanlara selam edin.Yazdım onlara.Deyin.Söyleyin.Haber verin.
      Yazdıkları karşısına yaşam olarak çıkmaya başlayan yalnız bir yazar İmam-hatip’ten atılmışbir araba hırsızı ve sevdiceği…
      Birde bilge bir derviş Başka yaşamlardan çalınan yepyeni bir yaşam…

      BENİM HAYAL DÜNYAM

       

      Mum dibine ışık vermez..
      Dünyanın en iyi öğreticisi de olsanız kendi çocuğunuza ulaşmakta, ona istediğinizi vermekte zorlanabilirsiniz.
      Başkalarının sözü, tesiri, etkisi onlar üzerinde daha etkili olur.
      Bazen bir kitap, o kitabın içinde geçen bir hikâye, sizin ona anlatamadığınızı daha kolay ve çabuk  anlatabilir.
       
      Kimi kitaplar eğlendirirken, kimi kitaplar da hem eğlendirir, hem de bilgi, şuur ve anlam verir.
       
      Bu kitapta üçü de var.
       
      Çocuklar harf gibidir.
      Onlarla güzel cümleler kurmak için
      Biraz dua, biraz ilgi, biraz da çaba gerekir
      Bu kitapta üçü de var.

       

      Stok Kodu
      :
      97899967345
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2018
      Resimleyen
      :
      Hasan Güler
      Kapak Türü
      :
      Kitap Kağıdı
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • Garanti
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      2
      35,00   
      70,00   
      3
      23,33   
      70,00   
  • Yorumlar
  • Bu Kitabı Alanlara Tavsiye Kitaplar
Kapat