Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
%52
TASAVVUF SERİSİ %52 indirimli Seyyid Abdülkadir Geylani

TASAVVUF SERİSİSırat-ı Müstakim ve Yetmiş Üç Fırka,Tarikatın Esasları,Ma'rifetullah Hakk'ı Tanımı,Şeytanla Mücadele,Mağrifet Kapısı Tevbe,Kalpten Dünya Sevgisini Anlamak

Fiyatı : 42,00TL
İndirimli Fiyat : 20,00TL
Kazancınız : 22,00TL
Taksitli fiyat : 3 x 6,67TL
Havale/EFT ile : 19,40TL
TASAVVUF SERİSİ
TASAVVUF SERİSİ Sırat-ı Müstakim ve Yetmiş Üç Fırka,Tarikatın Esasları,Ma'rifetullah Hakk'ı Tanımı,Şeytanla Mücadele,Mağrifet Kapısı Tevbe,Kalpten Dünya Sevgisini Anlamak
Medine Yayınları
20.00

ŞEYTANLA MÜCADELE;

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Kullarım üzerinde senin hiçbir saltanatın olamaz.” Kulun üzerinde yüce sultanın kulluk damgası olduğu zaman , zayıf, hasis ve alçak şeytan ona musallat olamaz, gizli veya açıktan onu herhangi bir belaya uğratamaz. Günah işlemeye niyetlenen kalbe de musallat olmaz, hevay-i nefsine uyacağı zaman, dış duyguları üzerinde de bir tesiri olmaz. İşte o zaman o kul şöyle bir nida duyar:

“Nefsinin heva ve hevesinden vazgeçen ve hakka uyup doğru yolu bulan kulu biz böyle güzel hale getiririz.”

O kul hakkında melekut alemindekiler tartışmaya başlarlar ve adı “Azim” olarak anılır.

Kelam-ı Kadim’de Yüce Allah, o kulu ile övünür. O kul, Kur’an okuduğu zaman şeytanın uydurmasından ve batıl şeylerden korunur.

Mağfiret Kapısı Tevbe;

Allah (cc) şöyle buyurmuştur.:
“Ey mü’minler! Hep birden, Allah’a tevbe edin”

Allah Teala bu Ayet-i kerime ile bütün herkese tevbe etmeleri için çağrıda bulunmaktadır. Şu bilinmelidir ki: Günahlar, masiyetler helake götürürler ve insanı, Yüce Allah’tan ve cennetinden uzaklaştırırlar. Günahları ve masiyetleri ter ise Yüce Allah’a ve cennetine yaklaştırır.

“Ey iman edenler, Nasuh tevbesi ile Allah’a tevbe edin. Bu sebeple günahlarınızı örter;, sizi, altından ırmaklar akan cennetlere koyar.”

Burada, “Nasuh” kelimesinin manası, “her türlü şüpheden uzak ve temiz…” Anlamındadır. Bu, öyle bir tevbe olmaktadır ki, hemen her şüpheden tecrit edilmiştir. Ne onun bir şeyle ilgisi vardır; ne de bir şeyin onunla bir ilgisi vardır: Halis bir dönüştür.

Kul, böyle bir tevbe üzerinde bulunduğu sürece, itaat ve istikamet üzere olur. Masiyete kesin olarak edilmez. Tilki gibi hile yolunu aramaz.

Tarikatın Esasları;

Tasavvuf hakka karşı doğru olmak, halka karşıda güzel ahlak sahibi olmaktır. Mutasavvıf ve sufi ararsındaki fark da şöyledir; Mutasavvıf, yeni başlamıştır, sufi işin sonuna varmıştır. Yolu tamamlamış ve vuslatın kendisinde bittiği zata ulaşmış kişidir. Mutasavvıf, taşıyan, sufi sise taşıyan kişidir. Mutasavvıf, her türlü ağır ve hafif şeyi yüklenen kişidir ve nefsi eriyip kötü arzuları yok oluncaya kadar taşır. İradesi ve kötü nefsine güveni kalmaz. Artık safi olur ki, o zaman sufi diye adlandırılır.

Sırat-ı Müstakim ve Yetmiş Üç Fırka

“Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Siz sizden öncekilerin yolunu adım adım takip edeceksiniz. Onların gittiği yoldan sizde gideceksiniz. Öyle ki, onlar bir karış gitse siz de bir karış gideceksiniz. Bir zira (kol kadar) gitseler siz de gideceksiniz. Bir arşın gitseler sizde bir arşın gidip onları takip edeceksiniz.Onlar bir keler deliğine girecek olsalar, siz de gireceksiniz. Dikkat edin! İsrail oğulları Musa’ya karşı yetmiş bir fırkaya ayrıldı. Bunların hepsi de dalalet içinde kaldılar. Sadece bir tanesi hariç oda İslam cemaatidir.

Sonra İsa b. Meryem’e karşı da yetmiş iki fırkaya ayrıldılar. Hepsi de sapıklıkta kaldı. Ancak, bir tanesi hariç, o da İslam cemaatidir. Siz de yetmiş üç fırkaya ayrılacaksınız. Onların hepsi sapıklık içinde kalacak, sadece bir fırka kurtulup doğruyu bulacaktır. O da İslam cemaatidir.”

(Buhari-Müslim)

  • Açıklama
    • ŞEYTANLA MÜCADELE;

      Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
      “Kullarım üzerinde senin hiçbir saltanatın olamaz.” Kulun üzerinde yüce sultanın kulluk damgası olduğu zaman , zayıf, hasis ve alçak şeytan ona musallat olamaz, gizli veya açıktan onu herhangi bir belaya uğratamaz. Günah işlemeye niyetlenen kalbe de musallat olmaz, hevay-i nefsine uyacağı zaman, dış duyguları üzerinde de bir tesiri olmaz. İşte o zaman o kul şöyle bir nida duyar:

      “Nefsinin heva ve hevesinden vazgeçen ve hakka uyup doğru yolu bulan kulu biz böyle güzel hale getiririz.”

      O kul hakkında melekut alemindekiler tartışmaya başlarlar ve adı “Azim” olarak anılır.

      Kelam-ı Kadim’de Yüce Allah, o kulu ile övünür. O kul, Kur’an okuduğu zaman şeytanın uydurmasından ve batıl şeylerden korunur.

      Mağfiret Kapısı Tevbe;

      Allah (cc) şöyle buyurmuştur.:
      “Ey mü’minler! Hep birden, Allah’a tevbe edin”

      Allah Teala bu Ayet-i kerime ile bütün herkese tevbe etmeleri için çağrıda bulunmaktadır. Şu bilinmelidir ki: Günahlar, masiyetler helake götürürler ve insanı, Yüce Allah’tan ve cennetinden uzaklaştırırlar. Günahları ve masiyetleri ter ise Yüce Allah’a ve cennetine yaklaştırır.

      “Ey iman edenler, Nasuh tevbesi ile Allah’a tevbe edin. Bu sebeple günahlarınızı örter;, sizi, altından ırmaklar akan cennetlere koyar.”

      Burada, “Nasuh” kelimesinin manası, “her türlü şüpheden uzak ve temiz…” Anlamındadır. Bu, öyle bir tevbe olmaktadır ki, hemen her şüpheden tecrit edilmiştir. Ne onun bir şeyle ilgisi vardır; ne de bir şeyin onunla bir ilgisi vardır: Halis bir dönüştür.

      Kul, böyle bir tevbe üzerinde bulunduğu sürece, itaat ve istikamet üzere olur. Masiyete kesin olarak edilmez. Tilki gibi hile yolunu aramaz.

      Tarikatın Esasları;

      Tasavvuf hakka karşı doğru olmak, halka karşıda güzel ahlak sahibi olmaktır. Mutasavvıf ve sufi ararsındaki fark da şöyledir; Mutasavvıf, yeni başlamıştır, sufi işin sonuna varmıştır. Yolu tamamlamış ve vuslatın kendisinde bittiği zata ulaşmış kişidir. Mutasavvıf, taşıyan, sufi sise taşıyan kişidir. Mutasavvıf, her türlü ağır ve hafif şeyi yüklenen kişidir ve nefsi eriyip kötü arzuları yok oluncaya kadar taşır. İradesi ve kötü nefsine güveni kalmaz. Artık safi olur ki, o zaman sufi diye adlandırılır.

      Sırat-ı Müstakim ve Yetmiş Üç Fırka

      “Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

      “Siz sizden öncekilerin yolunu adım adım takip edeceksiniz. Onların gittiği yoldan sizde gideceksiniz. Öyle ki, onlar bir karış gitse siz de bir karış gideceksiniz. Bir zira (kol kadar) gitseler siz de gideceksiniz. Bir arşın gitseler sizde bir arşın gidip onları takip edeceksiniz.Onlar bir keler deliğine girecek olsalar, siz de gireceksiniz. Dikkat edin! İsrail oğulları Musa’ya karşı yetmiş bir fırkaya ayrıldı. Bunların hepsi de dalalet içinde kaldılar. Sadece bir tanesi hariç oda İslam cemaatidir.

      Sonra İsa b. Meryem’e karşı da yetmiş iki fırkaya ayrıldılar. Hepsi de sapıklıkta kaldı. Ancak, bir tanesi hariç, o da İslam cemaatidir. Siz de yetmiş üç fırkaya ayrılacaksınız. Onların hepsi sapıklık içinde kalacak, sadece bir fırka kurtulup doğruyu bulacaktır. O da İslam cemaatidir.”

      (Buhari-Müslim)

      Stok Kodu
      :
      97895875815
      Boyut
      :
      13.5 x 21 cm
      Basım Yeri
      :
      İSTANBUL
      Baskı
      :
      1
      Basım Tarihi
      :
      2017
      Çeviren
      :
      Kazım Ağcakaya
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Kağıt Türü
      :
      Kitap Kağıdı
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat