Yakın Tarih Şahsiyetleri ( 9 Kitap )

%50
99,90 TL
49,90 TL
%50

Yakın Tarih Şahsiyetleri ( 9 Kitap )

Kollektif
HAVALE :49,90 TL %1 EFT İndirimi
%50
99,90 TL
49,90 TL
HAVALE :49,90 TL %1 EFT İndirimi
Kitap Açıklaması

ENVER PAŞA.jpg (87 KB)

ENVER PAŞA     
Tarihte Marksist solculardan Liberteryenlere, Sol Kemalistlerden monarşistlere kadar geniş ideolojik tabana yayılmış kitleler İttihat ve Terakki’yi düşman ilan etmek için kendilerinde muhakkak güçlü birer sebep bulabilmişlerdir. İttihat ve Terakki’den sorgusuz sualsiz “nefret eden” bu geniş kitle nazarında Enver Paşa ise bütün kötülüklerin başat müsebbibidir. Zira Enver Paşa hem İttihat ve Terakki Triumvirası’nın en güçlü azası hem de Birinci Cihan Harbi’ne girişimizden, Ermenileri “Sevk ve Yeniden İskân Kanunu”na, Sarıkamış Faciası’ndan Milli Mücadele’de ikilik yaratmaya kadar “affedilemeyecek büyük günahlar”a maliktir…  Osmanlı İmparatorluğu’nda iktisadi hayatı kapitülasyonlar vasıtasıyla sömüren gayrimüslim tebaa, Türk-Müslüman unsuru iktisadi hayata kattığı için Enver Paşa’dan hazzetmezler. Yine Umumi Harp’te Ermeni terör ve tedhiş örgütlerini ifna ettiği, masum Ermenileri ateşe atan paramiliter örgütlere geçit vermediği için liberal çevre tarafından şiddetle tenkit edilir.  Düveli Muazzama da Enver Paşa’nın Türk Milleti’nin dimağında yok olmasını arzu eder. İngiliz İmparatorluğu’na, Çanakkale ve Kut’ül Amare zaferleriyle büyük bir utanç yaşatan… Enver Paşa, “hasta adamı” ayağa kaldırmak “suçunu işlediği için” onların nazarında hüküm giymiştir…  Enver Paşa her beşerî varlık gibi hem özel hem de siyasi ve askerî hayatında hatalı kararlar vermiştir… Bu çalışmadaki amacımız Enver Paşa’nın hayatını genel hatlarıyla ele alarak Enver Paşa okumalarına yön verecek bir ilk okuma oluşturmak ve bir asırdır şahsına yöneltilen mesnetsiz iddiaları, galiz iftira ve bühtanları delilleri ile bertaraf etmektir.

KARA KEMAL.jpg (98 KB)

KARA KEMAL 
Ulus devlet inşa sürecinde siyasi, askerî, sosyal ve kültürel argümanlar başat unsurlar olarak değerlendirilmelerine rağmen, bir ulus yaratmak için ekonomik bağımsızlık ve birliktelik önemli bir parametredir. Türk Modernleşmesi’nin öncüsü olan İttihat ve Terakki Balkan Faciası’ndan sonra gayrimüslim unsurların elinde olan ve mali kapitülasyonlar vasıtasıyla sömürülen Osmanlı Devleti’ndeki iktisadi hayatı, imparatorluğun ana unsuru olmakla birlikte makûs talihi için de hayıflanan yegâne topluluk olan Türk-Müslüman unsur merkezinde yönlendirebilmek için yenileşme hareketlerine girişmişlerdir…     İttihat ve Terakki ile başlayan ve Erken Cumhuriyet döneminde de devam eden İktisadi Türkçülük’ün sahadaki ilk uygulayıcısı Kara Kemal Bey, namı diğer Küçük Efendi olmuştur. Teşkilatlanmadaki başarısı, ketum yapısı ve hatta “insanların ruhlarına hükmedebilmesi” onu Esnaflar Cemiyeti Başkanlığı’ndan, İaşe Nazırlığı’na, Teşkilat-ı Mahsûsa saflarından, Malta’daki İngiliz Zindanları’na kadar sürüklemiştir. İktisadi sahada Türklüğün en azılı savunucularından olan Kara Kemal Bey’in macera ve başarılarla dolu hayatı İzmir Suikastı’nın “azmettiricisi” olarak son bulmuştur…  Bu çalışmada Kara Kemal Bey’in sırlarla dolu bilinmeyenlerine ve üzeri örtülmüş tarihi gerçeklere ulaşacaksınız.

ALİYA İZZETBEGOVİÇ.jpg (76 KB)

ALİYA İZZETBEGOVİÇ 
Aliya, Modern Avrupa’nın orta yerinde soykırıma uğramış bir halkı, yeniden tarih sahnesine çıkaran Bilge Lider’di, Bosna-Hersek’in ilk devlet başkanıydı. Kendi hayat hikâyesi, aslında Bosna’nın öyküsüydü: yalnız, yorgun ve hüzünlü; ama bir o kadar umutlu, imanlı ve devrimciydi. O, yaşadığı coğrafyanın kültürel zenginliğinin farkındaydı. Bu yüzden bölen değil birleştiren, her zaman hor gören değil, hoş gören oldu. Trajedilerin yaşandığı anlarda bile, ‘onlar bizim öğretmenimiz değil.’ diyerek zulmü meşrulaştırmadı. Ve yoldaşlarına hitaben: ‘Savaş; ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir!’ uyarısını hep tekrarladı.  Bosna ağlatısının yaşandığı o karanlık günlerde, hilalin her daim en yukarıda olduğunu naif bir dille anlattı: “Ben Müslümanım ve Müslüman olarak kalmaya kararlıyım. Bu, hayatımın sonuna kadar böyle devam edecek. Çünkü İslam, benim için iyi ve asil olan her şeyin diğer adıdır.”  Evet, Aliya İzzetbegoviç, Bosna-Hersek Devleti’nin ilk başkanı, Avrupa’nın Müslüman lideri, Balkanların son Osmanlı’sıydı…

MALCOLM X.jpg (79 KB)

Malcolm X
“İnsanlar bir adamın bütün hayatının bir tek kitapla değişebileceğinin farkında değiller.”  Malcolm X (El-Hacı Malik El-Şahbaz) 1925-1965 yılları arasında yaşamış, Amerikalı siyahi Müslüman liderdir. Tarihteki en etkili Afroamerikanlardan biri olarak gösterilen Malcolm,  başlattığı mücadele ve etkili konuşmalarıyla yalnızca siyahların ve Müslümanların değil bütün dünyanın ilgisini uyandırmayı başarmıştır.  “Eğer uğrunda ölmeye hazır değilseniz, "özgürlük" kelimesini lügatınızdan çıkarın.”

1948arap-israil3D.jpg (74 KB)

Birinci Arap-İsrail Savaşı olarak da bilinen “1948 Savaşı”, gerek Ortadoğu siyaseti özelinde gerekse küresel siyaset boyutunda bugün bile çözümlenemeyen pek çok meselenin kaynağını teşkil etmektedir. 1948 yılına kadar geçen süreçte ve aynı yılın mayıs ayında başlayan savaş neticesinde olan olayların kronolojik sıralamanın arda arda eklenmesi suretiyle;  ”şu oldu, sonrasında da bu oldu” gibi basit bir çerçevede irdelenmesi gerek dönemin dinamiklerini incelemede gerekse bugün yaşanan sorunların köküne değinilmesinde yetersiz kalmaktadır. Çünkü sadece savaşta ilk kurşunun atılmasından itibaren geçen süreç değil başlı başına 1948 yılı hem kendine özel dinamikleri hem de daha öncesindeki yıllarda yaşanan süreçlerin sonucunun o dönem açığa vurulmasıyla ciddi bir öneme sahiptir. Hacimce ince fakat döneme ilişkin kafanızdaki pek çok gri noktayı aydınlatacağını düşündüğüm eser, pek çok farklı kaynaktan alınan bilgilerin, akademik dilden bir nebze de olsa uzak bir biçimde, kaleme dökülmesiyle hazırlanmıştır. Bu eser ile birlikte; “İsrail birden çok Arap devletine karşı nasıl galip gelmiştir? Bir İsrail milli anlatısı olarak “Davut ve Calut” (David&Goliath) benzetmesi bu savaş için ne kadar uygundur? Arap devletleri İsrail’in iddia ettiği kadar güçlü müdür? İngiltere’nin bu kaos ortamının hazırlanmasında nasıl bir payı vardır? Britanya Manda İdaresinin Araplara ve Yahudilere karşı benimsenen tutum ne kadar eşitlikçidir? Savaş sırasında yerlerinden zorla sürgün edilen Filistinlilerin durumu nedir?” gibi 1948 Arap-İsrail Savaşı hakkında pek sorunun cevabını verebilmeyi umut ediyorum.

1967arap-israil3D.jpg (298 KB)

20. yüzyılın ortalarında gerçekleşen ve İslam dünyası için “hüzün” Yahudi devleti için “vadedilen topraklara geri dönüşün tescillenmesi” anlamına gelen 1967 Savaşı günümüzde bile anlaşılmaya muhtaçtır. 1948 öncesi ve sonrasından beri süre gelen acıların katlanarak büyüdüğü, Arap Ordularının ve liderlerinin daha önce yapılan hataları adeta yenilediği ve dahi İsrail devletinin bir zorunluluk bahanesiyle öne sürmesine rağmen daha önceden planlı bir şekilde geliştirmiş olduğu bu savaş Ortadoğu siyasi tarihinde önemli bir yere sahiptir. Altı Gün Savaşı, İsrail devletinin kurulduğu 1948 Savaşına nazaran daha fazla acıyı günümüze taşımıştır. Bu savaş geri dönüşün mümkün olmadığı bir süreci, kapanmaz yaraları ve mahzun bir Kudüs’ü bizlere miras bırakmıştır. Hal böyleyken İslam dünyasının kayıpları üzerinde çokça düşünmek de bizim asli vazifelerimizdendir. Neden-sonuç ilişkilerini basitçe okumaktan ziyade, defalarca tekrar edilen hataların 1967 sürecinde karşımıza neden çıktığını idrak edebilmek bu eserin sizlerle buluşmasının asıl gayesidir.

FAHREDDİN PAŞA.jpg (114 KB)

FAHREDDİN PAŞA 
Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaşı'nda birçok cephede savaşmıştır. Bu cephelerden bir tanesi de Hicaz-Yemen cephesidir. Adına türküler dahi söylenen bu cephe, Anadolu insanının hafızasından çıkmamış, maşeri vicdanda derin izler bırakmıştır.  Anadolu insanı, yüzbinlerce insanını, bir nesli, bu cephede ve sair cephelerde şehit vermiştir. 1. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Türklerinin Çanakkale'de gösterdikleri kahramanlık destanının bir benzeri de Hicaz'da, kutsal toprakların müdafaası sırasında Medine-i Münevvere'de yaşanmıştır. Osmanlı Devleti'ni parçalayan güçlerin ve yandaşlarının karşısında Medine'nin müdafaası; Fahreddin Paşa Hazretlerinin kumandasında, kahraman İslam ordusu, son İslam ordusu tarafından yapılmış, Mondros Antlaşması'nın akabinde dahi müdafaa devam etmiştir. Açlık, susuzluk, cephane yetersizliği, hastalıklar ve sair badirelerle beraber müdafaa;  Ocak 1919 ortalarına kadar devam etmiştir. Elinizdeki eser bu süreci, kahraman Mehmetçiğin Rasulullah'a (s.a.v) olan hürmet ve muhabbet uğruna nelere katlanabileceğini anlatmaktadır.

OSMANGAZI.jpg (145 KB)

OSMANGAZİ
Osman Gazi… Dünyaya hükmeden Türk İmparatorluğunun kurucusu, efsanesi… Adının yeni yeni büyüyen devletle beraber anılması, şahsını ehemmiyetli bir rol model yapıyor. Yaşadığımız çağdan maziye seslendiğimizde ise karşımızda hep I. Osman’ın silueti beliriyor.  Onun rüyası, yarım asra yakın bir zamanda reel politiği değiştirdi. Arkasından gelenlere yol gösterdi ve Türk’ün ‘kızıl elma’sını yeniden hatırlattı. Osman Bey, üç kıtaya yayılacak imparatorluk için ölümsüz bir kahramandır. Mütevazı hayatı, ülküsü, üzerine uzun uzun cümleler kurulacak bir mirastır. Çünkü Osman Gazi demek, Orta Asya’dan Balkanlara uzanan uzun bir mefkûre demektir…

KUTUL AMARE.jpg (126 KB)

KÛT’UL AMÂRE
Birinci Dünya Savaşı, büyük güçler arasındaki anlaşmazlıkların doruğa ulaştığı ve çatışmaların küresel bir savaşa dönüştüğü, insanlık tarihinin en önemli kırılma noktalarından biridir. Bu büyük savaş, İstiklal Savaşı ile birlikte değerlendirildiğinde; Osmanlı İmparatorluğu’nun varoluş mücadelesini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşunu simgeler. Savaş sırasında ve sonrasında yapılan gizli/açık anlaşmaların, paylaşma planlarının hedefi hiç şüphesiz başta İstanbul olmak üzere Osmanlı vatanının tamamıdır. İmparatorluğu güneyden kuşatmak ve petrol sahalarının güvenliğini sağlamak gibi maksatlarla açılan Irak cephesi, Britanya için planlandığı gibi gitmemiştir. Önce Selman-ı Pak'da daha sonra Kût'ul Amâre'de Osmanlı ordularıyla karşılaşan İngiltere, tarihinin en önemli hezimetlerinden ikisini bu coğrafyada tatmıştır. Kûtu’l Amâre, Çanakkale Savaşı'ndan sonra Britanya İmparatorluğu’nu zora sokan; politikalarını altüst eden ve imparatorluğun yenilmezliği inancını sarsan, dünya hâkimiyetine inanmış Britanya kamuoyunu şüpheye, hatta kaosa sürükleyen bir büyük zaferdir. Bu kitapçık vesilesiyle; başta Kût'ul Amâre olmak üzere Selman-ı Pak’ta, Felahiye’de, Sabistepe’de, Garraf’ta ve diğer cephelerimizde, Osmanlı vatanının bu uzak köşelerinde kahramanca savaşan şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ederiz


Kitap Özellikleri
Basım Yılı 2019
Baskı 1
Dil Türkçe
Ebat 13.5*19.5
Kapak Ciltsiz
Sayfa
56+64+48+66+53+64+64+56+64
100 TL VE ÜZERİ SİPARİŞLERİNİZDE KARGO BEDAVA
kargo.png (12 KB)
ayni-gun-kargo-669x371.png (26 KB)
Ürünle İlgili Öne Çıkan Kampanyalar

{{CMP.TITLE}}

{{CMP.DESCRIPTION}}

  • Ödeme Seçenekleri
  • Yorumlar (2)
BENZERKİTAPLAR
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.