"Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm." bu denli güzel bir anlatıma sahip nadir eserlerden biri, açıkçası hiç bitmesin istedim, okurken raif kadar çekingen maria kadar belirsiz hislere kapılıp gittiğim çok oldu.
"Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm." bu denli güzel bir anlatıma sahip nadir eserlerden biri, açıkçası hiç bitmesin istedim, okurken raif kadar çekingen maria kadar belirsiz hislere kapılıp gittiğim çok oldu.
"Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm." bu denli güzel bir anlatıma sahip nadir eserlerden biri, açıkçası hiç bitmesin istedim, okurken raif kadar çekingen maria kadar belirsiz hislere kapılıp gittiğim çok oldu.
"Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm." bu denli güzel bir anlatıma sahip nadir eserlerden biri, açıkçası hiç bitmesin istedim, okurken raif kadar çekingen maria kadar belirsiz hislere kapılıp gittiğim çok oldu.
"Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm." bu denli güzel bir anlatıma sahip nadir eserlerden biri, açıkçası hiç bitmesin istedim, okurken raif kadar çekingen maria kadar belirsiz hislere kapılıp gittiğim çok oldu.
Çoğu tasavvufi eserler arapça olmakla birlikte bunlar dilimize tercüme edilmiştir. Bu sebeple tercümeyi okurken müellifin ihlasını tam hissedebilmeniz mümkün olmamakta, ancak tercüme eden hem alim hem de arif olursa o başka. Bu sebeple tasavvufi eserleri genellikle türkçe telif edilmişlerden seçmeye özen gösteririm. Bire bir müellifin ihlasını feyzini o satırlardan hissedebilmek için. Bu eserde değerli büyüğümüz merhum Mahmud Sami efendinin telifi olunca, bu duygu yoğunluğunu yaşamamak elde değil, bu sebeple neredeyse eserin tamamı rahatlıkla alıntılanabilir. Çünkü çok kıymetli bilgiler kıssalar ve yol gösterici izler barındırmakta, en önemliside dediğimiz üzere o satırların sizde bıraktığı hissiyat.. Mutlaka listenize ekleyin..
Hadîs ilmiyle alâkalı olarak geçmişten tevarüs ettiğimiz muazzam bir birikimimiz vardır. Bu birikimle birlikte günümüzde de hadîsle alâkalı tartışmalar her zaman ve her zeminde olabilmektedir. Bu da tabiidir şüphesiz. Bu birikimi tecrübe etmek, onu anlamak ve yorumlamak elbette bizlerin görevidir. Bu birikimi günümüzün anlayışıyla buluşturmak, yeni bir dile dökmek ve tenkitlere cevap vermek gerekir. Bu eserde bu menhecte yazılmış, Yavuz Köktaş hocamızın çok kıymetli eserlerinden biridir. Eser iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümünde Hadîs Usulüne dair sorular, ikinci bölümde ise Hadîslerin anlaşılmasıyla ilgili sorular yer almaktadır.
Okurken lezzet alacağınız bir eser.. Okurken düşündüren, düşündürdükçe birçok şeyin idrak edilmesine vesile olan bir çalışma olmuş. Kitap Medeniyetinin tasavvuru güzel bir şekilde kelama dönüşmüş vesselam..