{{ getCurrentMenuTitle() }}
{{ item.name }} {{ item.name }}
Hesabım
Şifremi Unuttum
Kayıt Ol
Sepetim
×
Dikkat!

Teslimat bölgelerinde kargonuzu kendiniz gidip almalısınız. Sitenin altında teslimat noktaları mevcuttur.

Ürün Yorumları

Uzun zamandır almayı düşünüyordum dün elime ulaştı
M**** K****
23.02.2022 | 15:50
Yorum
5/5
Tiyo Yayınları
Erbain
Yıkılma Sakın!!!
A**** K****
23.02.2022 | 12:56
Yorum
5/5
M.Ü. İlahiyat Fak. Vakfı Yayınları
Tefsir Usulü
Güzel
V**** Ç****
22.02.2022 | 22:10
Yorum
5/5
Semerkand Yayıncılık
Riyazü’s Salihîn (3 Cilt)
Gerçekten muazzam bir eser. Her evde bulunması gerekir.
E**** Y****
22.02.2022 | 17:38
Yorum
5/5
Çok beğendim
Harika bir kitap
B**** A****
22.02.2022 | 10:04
Yorum
5/5
Eser zaten uluslarası ödül alarak kendini belli etmiş özellikle başlangıç seviyesi için eşsiz bir kitap..
M**** Ç****
22.02.2022 | 01:14
Yorum
5/5
Mükemmel
Defterler çok güzel herkese tavsiye ederim.Özellikle sohbette dinleyenler için not tutmak için birebir
M**** Ş****
22.02.2022 | 00:13
Yorum
5/5
Emin Yayınları (Bursa)
Arapça Sarf Alıştırma Kitabı
Yeni Ulaştı
tedarik süresi uzun sürdü ama ilk izlenimim olumlu inşaallah istifade ederim.
A**** E****
21.02.2022 | 09:23
Yorum
4/5
Ankara Okulu Yayınları
Hadis Edebiyatının Oluşumu
Çok iyi
Y**** Ç****
20.02.2022 | 21:00
Yorum
5/5
Sel Yayınları
İnci
Kino, Juana, Coyotito.. Baş karakterlerimiz bunlar. Kino ve Juana fakir bir kasabada sıradan bir şekilde yaşayan iki çift. Ne var ki bir gün oğulları ve tek çocukları olan Coyotito'yu beşikte yatarken bir akrep sokuyor ve oğullarının hayatını kurtarabilmek adına çaldıkları her kapı "fakir" olmaları gerekçesi ile yüzlerine kapanıyor. Baba Kino belki bir umut diye denizden medet umuyor ve sandalıyla inci avına çıkıyor. Cömert deniz kendisinin bile bu kadarını beklemediği büyükçe ve olağan dışı bir inci ile karşılık veriyor. Ne var ki hayallerini süsleyen, biçimlendiren bu inci geleceklerinin yapımı değil yıkımı oluyor. İncinin haberini duyan herkes sertçe kapattıkları kapılarını 'sözde cömertçe' ve ardına kadar açıyor bu sefer.. Herkes o incide hak sahibi oluyor birden. Sadece Kino ve Juana'nın değil, herkesin hayalini süslüyor. Herkes sahip olmak istiyor. Ve huzursuz ve eminsiz, uykusuz nöbet geceler başlıyor. Ne var ki sonunda o incinin tek sahibi yine deniz oluyor.. Coyotito bu uğurda feda oluyor.. Annesinin kucağında inci uğruna kurşunlanmış kanlar içinde bir minik beden.. Oysa inci sayesinde okuyup büyük adam olmak hayali vardı.. Bu çarpıcı ve aslında hayatın her yönünde farklı hikayeler ile gerçekleşen kitaptan şu iki şeyi çıkardım ben. Birincisi; tamahkarlık (elindeki ile yetinmeyip daha fazla, daha fazla diye ısrar etmek) seni elindekinden de eder.. İkincisi; cebiniz boş iken insanlar sizi nasıl da kolay görmezden gelebiliyor. Ve zengin olduğunuzda vakit kaybetmeden (sözde) "en yakın dost" yine siz oluyorsunuz. Ama bu dostluk dikenli ve tehlikeli bir dostluk.. Elinizdekileri "dostluk namına" ebediyen ele geçirmek, kendi malına katmak isteyen bir dostluk.. Siz hariç herkesin hak sahibi olduğu bir dostluk.. Ve siz herkes için tehlike arzeden bir varlık olup çıkıyorsunuz... John Steinbeck'in kitaplarında onun yaşamının izlerini kolaylıkla bulabilirsiniz. Hayatı, yaşadığı ortam, zorlu koşullar kitaplarında ona hep yarenlik etmiş. O sıkıcı olmayan hikayeler ile sizlere insanların yarattıkları dünyaları ve niyetlerini çok güzel bir biçimde anlatıyor. Varlıksız insanların sesi oluyor. Sıkıntılarını ve uğradıkları haksızlıkları çok güzel bir biçimde anlatıyor. Bu kitapta yine bu sınıf farkı ile karşılaşacaksınız. Okumanızı şiddetle tavsiye ettiğim bir kitap Birkaç alıntı; ?Yaşam süreklidir. Yaşamın kapıları değişebilir. ?Doğa koşulları acımasızdır. O yüzden insanlar da katıdır, aralarındaki ilişkide sonsuz bir gönül kısırlığı göze çarpar. ?Sanki birden eridi gitti insanlar.. ?Tanrı'ya doğrudan bebeğin iyileşmesi için değil, bebeklerini kurtarsın diye doktora verebilecekleri bir inci bulmak için yakarmıştı; dedik ya, buradaki insanların kafaları da Körfez'in puslu havası kadar bulanıktır diye. ?Dünyada birdenbire şansı dönen bir yoksul kadar sadakadan yana cömert adam olmadığını bilirlerdi ?İnsan asla doymak bilmez. Yüzünü versen ille de astarını ister. ?Dedikleri gerçekten çıkarsa, Kino'nun bugünkü halini, neler dediğini, gözlerinin nasıl parladığını yıllar boyu kim bilir kaç kere anlatacak ve diyeceklerdi ki: "sureti değişmiş bir adam olup çıkmıştı canım. Sanki içine gizli bir güç girmişti, herşey böyle başladı. Gördünüz, nasıl ansızın yüce bir kişi katına yükseldi o andan sonra ben kendi gözlerimle gördüm." Kino'nun tasarıları gerçekleşmezse, o zaman da şöyle diyeceklerdi komşular: " herşey böyle başladı. Üstüne deli deli bir hal geldi, saçmaladı durdu. Tanrı bizi bu tür illetlerden korusun. Evet evet, kurulu düzene baş kaldırdığı için Tanrı, Kino'yu cezalandırdı. Ne duruma düştüğünü görüyorsunuz. Ben kafasından sağduyunun uçup gittiği anı gözlerimle gördüm." ?Tasarlamak gerçek birşeydir; açığa vurulmuş düşler, denenmiş demektir. Bir hayal bir kere düşünülmeye görsün, öbür gerçekler arasındaki yerini alır ve bir daha asla yıkılmaz ama kolaylıkla saldırıya uğrayabilir. ?Yoksul kişilerin baş düşmanı açlıksa, ikincisi hastalıktır. ?Dünyada her kişi yetisini sonuna kadar zorlar, hiç kimse elinden gelenin azıyla yetinmez, düşüncesi ne olursa olsun. ?Gitmeye kesin karar vermek ve bu kararı açığa vurmak yarı yolu aşmak demektir ?Ta beşikten mezara dolandırıldığımızı biliyoruz. Yine de yaşamayı sürdürüyoruz. ?Burada yürekler derin bir öfkeyle dolu ?"Ben erkeğim. Erkek dediğin bal gibi öldürebilir. Sus. Sus. Ben erkeğim." ?Yaşadıkları duyularını köreltmişti sanki.. ?Artık benim uğursuzluğum, benim yaşamım oluverdi.. ?Ah, kötülüğün ezgisi nasıl da uğulduyordu Kino'nun kulaklarında! ?İri gözleri kendi içine dönüktü. Cennet kadar uzak, bir o kadar da erişilmezdi..
G**** Ö****
20.02.2022 | 17:08
Yorum
5/5
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.