Yazarın hayatını anlattıgı ilk eseri...
Romanda beşeri aşktan ilahi aşka geçiş, tasavvuf, maneviyat kurgusu İşlenmiş.. Baş karakterimiz Sarp'ın iç dünyasındaki fırtınalar, yüreğindeki gelgitler, kıymetlisini A
arayışı. Verdiği kararlar....12 Eylül Darbesinde abisinin hapse atılması, babasının felçli oluşu, abisi içerideyken babasının ölümü, babasının felçli oluşunun bir coçuğun gözünden anlatımı, hayatı boyunca nasıl etkilendiği..Kitapta ilk başlarda yaşadığım neyi anlatmak istiyor karmaşası sonrasında asıl anlatılmak istenen noktaya geliyor. Tabi bu defa başlarda anlatılan detaylara gerek varmıydı sorusu takılıyor aklıma çünkü bir ortak nokta bulamadım.
Yazar, Afganistan’daki savaşı, rejimi, oranın gelenek-göreneklerini Leyla ve Meryem’in hikayesine çok güzel işlemiş. Geri kalmış ülkelerde kadının nasıl ikinci sınıf vatandaş olduğunu, özgürlüklerinin nasıl kısıtlandığını gözler önüne seriyor.
Şeytanın süslediği günahları, değerlerimize değiştiğimiz gün kaybetmeye başladık. Evimizi, saadetimizi, çocuklarımızı...
Bu kitap insanın gözündeki boyayı silip yerine İslam'ın hakikatini yansıtıyor.
Psikiyatrın izlenimleri ve hastaların yaşadıkları günlük dille, en yalın halle ve doğal ayrıntılarla aktarılıyor. Olayların içine onların gözüyle dahil oluyor, onların düşüncedeki değişimlerini izliyor, davranıştaki çelişkilerini rahatça fark ediyorsunuz. Hep acılı hayatlar, derin izler, yoğun duygular anlatılmış.
Nar ağacı eseri hayal kadar zengin gerçek hayat kadar gerçekçi bir eser.Kitapta beğendiğim bir çok alıntı oldu ancak en beğendiğim ; Allah’ım” dedi, “Hiçbir şeyim olmasa bile sana şu nefes için hamdolsun.”
Hz. Muhammed'in mihmandarı, hicret edince evinde misafir edeni.... Ebu Eyüp’ten 40 hadis ile birlikte romanı harmanlayarak ortaya çok güzel bir eser çıkmış.