Teslimat bölgelerinde kargonuzu kendiniz gidip almalısınız. Sitenin altında teslimat noktaları mevcuttur.
Tükendi
Gelince Haber VerAnadolu'nun ortasında kıraç bir köy...
Bozkırın sarı sessizliğinde, kerpiç duvarların gölgesinde, çorak toprağın kundağına
sarılmış bir bebek: Nazmi.
1943 yılının yoksul bir Mart sabahında dünyaya gözlerini açtığında, kader çoktan
onun için ağır bir defter hazırlamıştır. Annesi, bir ihmalin bedelini bacağını
kaybederek öder; babası suskunluğu ve sertliğiyle evin içinde bir gölge gibi dolaşır.
Yoksulluk, eksiklik, erken büyümek zorunda kalmak... Nazmi çocukluğunu yaşamaz;
omuzlarına yüklenen hayatı taşımayı öğrenir. Ama bir gün, annesinin koltuk
değneklerinin sesi arasında duyduğu bir cümle, kaderini değiştirir:
"Oku oğlum, benim yürüyemediğim yerlere sen git."
Cumhuriyet fikrinin sağladığı fırsat eşitliği sayesinde Nazmi, eğitimle dönüşür ve
güçlenir. Okul, onun için sadece harfleri öğrenmek değil; başka bir hayatın mümkün
olduğunu keşfetmektir. Her adımında annesinin eksik bacağı, babasının suskunluğu,
ağabeyinin umudu vardır.
Nazmi'nin geçmişe dönüşleri üzerinden kurgulanan bu yolculuk; karakterinden taviz
vermeden yaşayan bir adamın, çocukluktan yaşlılığa uzanan onurlu mücadelesidir.
Aynı zamanda bir baba-kızın kaleminden, kuşaklar arası bir hafıza, bir minnet ve bir
direnişin hikâyesidir.
Gerçek olaylara dayanan bu eser, sizi bozkırın sert rüzgârında yaşayan bir insan
yüreğinin en sıcak yerine götürecek.
Bazı yürüyüşler ayakla değil, karakterle yapılır...
Ve kimi insanlar yürüyemedikleri yolları evlatlarına emanet ederek giderler...
| Barkod | 9786253210779 |
| Basım Yılı | 2026 |
| Cilt Durumu | Karton Kapak |
| Dil | Türkçe |
| Ebat | 13,5 x 21 |
| Kağıt Türü | Kitap Kağıdı |
| Sayfa Sayısı | 231 |
Anadolu'nun ortasında kıraç bir köy...
Bozkırın sarı sessizliğinde, kerpiç duvarların gölgesinde, çorak toprağın kundağına
sarılmış bir bebek: Nazmi.
1943 yılının yoksul bir Mart sabahında dünyaya gözlerini açtığında, kader çoktan
onun için ağır bir defter hazırlamıştır. Annesi, bir ihmalin bedelini bacağını
kaybederek öder; babası suskunluğu ve sertliğiyle evin içinde bir gölge gibi dolaşır.
Yoksulluk, eksiklik, erken büyümek zorunda kalmak... Nazmi çocukluğunu yaşamaz;
omuzlarına yüklenen hayatı taşımayı öğrenir. Ama bir gün, annesinin koltuk
değneklerinin sesi arasında duyduğu bir cümle, kaderini değiştirir:
"Oku oğlum, benim yürüyemediğim yerlere sen git."
Cumhuriyet fikrinin sağladığı fırsat eşitliği sayesinde Nazmi, eğitimle dönüşür ve
güçlenir. Okul, onun için sadece harfleri öğrenmek değil; başka bir hayatın mümkün
olduğunu keşfetmektir. Her adımında annesinin eksik bacağı, babasının suskunluğu,
ağabeyinin umudu vardır.
Nazmi'nin geçmişe dönüşleri üzerinden kurgulanan bu yolculuk; karakterinden taviz
vermeden yaşayan bir adamın, çocukluktan yaşlılığa uzanan onurlu mücadelesidir.
Aynı zamanda bir baba-kızın kaleminden, kuşaklar arası bir hafıza, bir minnet ve bir
direnişin hikâyesidir.
Gerçek olaylara dayanan bu eser, sizi bozkırın sert rüzgârında yaşayan bir insan
yüreğinin en sıcak yerine götürecek.
Bazı yürüyüşler ayakla değil, karakterle yapılır...
Ve kimi insanlar yürüyemedikleri yolları evlatlarına emanet ederek giderler...
| Barkod | 9786253210779 |
| Basım Yılı | 2026 |
| Cilt Durumu | Karton Kapak |
| Dil | Türkçe |
| Ebat | 13,5 x 21 |
| Kağıt Türü | Kitap Kağıdı |
| Sayfa Sayısı | 231 |