Teslimat bölgelerinde kargonuzu kendiniz gidip almalısınız. Sitenin altında teslimat noktaları mevcuttur.
Siparişiniz ile ilgili bir açıklama yazmak isterseniz, lütfen aşağıdaki alanı kullanın:
Tükendi
Gelince Haber VerUluslararası sistem, uzun bir süredir alışıldık denge kalıplarının çözülmeye başladığı, belirsizliğin ve öngörülemezliğin kalıcı hâle geldiği bir kırılma döneminden geçmektedir. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte "tarihin sonu", "liberal barış" ya da "küresel entegrasyon" gibi kavramlar etrafında şekillenen iyimser beklentiler, 21. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanmadan yerini sert güç rekabetine, jeopolitik bloklaşmalara ve güvenliğin yeniden merkezî bir politika alanı hâline gelmesine bırakmıştır. Bugün artık küresel sistem, tek bir merkezin yön verdiği doğrusal bir yapıdan ziyade, çok aktörlü, çok katmanlı ve kırılgan bir denge düzeni olarak tanımlanmalıdır.
Soğuk Savaş dönemi güvenlik anlayışı, büyük ölçüde devletler arası askerî tehditlere, nükleer caydırıcılığa ve iki kutuplu bir güç mimarisine dayanıyordu. Savunma harcamaları da bu çerçevede, cephelerin, orduların ve silah sistemlerinin niceliksel üstünlüğü üzerinden şekillenmekteydi. Ancak 1990'ların başından itibaren ortaya çıkan tablo, bu klasik güvenlik paradigmalarının giderek yetersiz kaldığını göstermiştir. Devlet dışı aktörlerin yükselişi, asimetrik tehditler, terörizm, siber saldırılar, hibrit savaş yöntemleri, enerji ve gıda güvenliği sorunları, iklim değişikliği ve teknolojik rekabet gibi unsurlar güvenliği yalnızca askerî kapasiteyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir zemine taşımıştır.
| Barkod | 9786258694222 |
| Basım Yılı | 2026 |
| Cilt Durumu | Karton Kapak |
| Dil | Türkçe |
| Ebat | 14 x 21 |
| Kağıt Türü | Kitap Kağıdı |
| Sayfa Sayısı | 184 |
Uluslararası sistem, uzun bir süredir alışıldık denge kalıplarının çözülmeye başladığı, belirsizliğin ve öngörülemezliğin kalıcı hâle geldiği bir kırılma döneminden geçmektedir. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte "tarihin sonu", "liberal barış" ya da "küresel entegrasyon" gibi kavramlar etrafında şekillenen iyimser beklentiler, 21. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanmadan yerini sert güç rekabetine, jeopolitik bloklaşmalara ve güvenliğin yeniden merkezî bir politika alanı hâline gelmesine bırakmıştır. Bugün artık küresel sistem, tek bir merkezin yön verdiği doğrusal bir yapıdan ziyade, çok aktörlü, çok katmanlı ve kırılgan bir denge düzeni olarak tanımlanmalıdır.
Soğuk Savaş dönemi güvenlik anlayışı, büyük ölçüde devletler arası askerî tehditlere, nükleer caydırıcılığa ve iki kutuplu bir güç mimarisine dayanıyordu. Savunma harcamaları da bu çerçevede, cephelerin, orduların ve silah sistemlerinin niceliksel üstünlüğü üzerinden şekillenmekteydi. Ancak 1990'ların başından itibaren ortaya çıkan tablo, bu klasik güvenlik paradigmalarının giderek yetersiz kaldığını göstermiştir. Devlet dışı aktörlerin yükselişi, asimetrik tehditler, terörizm, siber saldırılar, hibrit savaş yöntemleri, enerji ve gıda güvenliği sorunları, iklim değişikliği ve teknolojik rekabet gibi unsurlar güvenliği yalnızca askerî kapasiteyle açıklanamayacak kadar karmaşık bir zemine taşımıştır.
| Barkod | 9786258694222 |
| Basım Yılı | 2026 |
| Cilt Durumu | Karton Kapak |
| Dil | Türkçe |
| Ebat | 14 x 21 |
| Kağıt Türü | Kitap Kağıdı |
| Sayfa Sayısı | 184 |